(4926 S. K. m. 34)
Dava: 1918 sayılı kanuna muhalefetten sanık Mehmet Ragıp Bayhan hakkında yapılan duruşma sonunda: Kamu davasının 4926 sayılı yasanın 34. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, müsadereye ve iadeye dair Taşlıçay Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.12.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi, katılan vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 18.11.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 34. maddesindeki açıklık karşısında, anılan yasanın yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlarda ödeme önerisine esas alınacak değerin gümrük idaresince bildirilen değer olduğu kuşkusuzdur.
4926 sayılı yasanın 34. maddesinin anılan yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlarla ilgili olarak ne şekilde uygulanacağının değerlendirilmesine gelince;
1- Soruşturma yürürlük tarihinden sonra başlamış ise yeniden gümrüklenmiş değer tesbiti yaptırılmaksızın gümrük idaresince bildirilen değer üzerinden,
2- Soruşturma ve kovuşturma yürürlük tarihinden önce başlamış ise;
a- Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte soruşturma ya da kovuşturma makamlarınca, önceden bilirkişi marifetiyle CİF değer tesbit edilerek gümrüklenmiş değer yeniden belirlenmiş ve gümrük idaresinin bildirdiği değer ile arada farklılık bulunuyor ise lehe olan değer üzerinden,
b- Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte soruşturma veya kovuşturma makamlarınca, gümrüklenmiş değer önceden bilirkişi marifetiyle yeniden belirlenmemiş ise, bu yola tevessül edilmeden gümrük idaresince bildirilen değer üzerinden ödeme önerisinde bulunulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu duruma göre somut olaya bakıldığında, bilirkişinin 4926 sayılı yasa yürürlüğe girmeden önce tespit ettiği CİF değere göre gümrük idaresince belirlenen gümrüklenmiş değer esas alınarak suç tarihine göre fiile uygulanacak lehe hüküm tespit edilip, buna göre ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, sonradan yürürlüğe giren ve sanığın eylemine göre aleyhine hüküm içeren 4926 sayılı kanunun 4/a-2 maddesinde belirtilen ceza esas alınmak suretiyle fazla miktar üzerinden tebliğ edilen usulsüz ödeme önerisine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması ve kararın niteliği gereği katılan lehine vekalet ücreti tayin edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları istem gibi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca ödeme önerisi üzerine fazla yatırılan 419.729.115 liranın anığa iadesi ve 90.000.000 lira dilekçe yazım ücretinin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 08.03.2007 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Gümrük idaresince bildirilmiş bir değer bulunmadığından, bilirkişi aracılığıyla belirlenen cif değer üzerinden hesaplanan gümrüklenmiş değerin bir katı yerine üç katı ödeme önerilmesi nedeniyle sonuç itibariyle bozma kararına katılmakla birlikte; 4926 sayılı yasanın 34. maddesi son fıkrasının yoruma ihtiyaç bulunmayan niteliği karşısında; ödeme önerisine esas alınacak miktar her zaman idarece belirlenen değer olması gerektiği, anılan yasanın yürürlüğe girmesinden önce bilirkişi aracılığıyla bir değer belirlenmiş ve bu sanık lehine olursa ödemeye bu miktarın esas alınması suretiyle farklı işlem yapılması sonucunu doğuracak ikili uygulamanın yasaya aykırı olduğu düşüncesiyle çoğunluğun aksi yönde oluşan görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy