(1918 S. K. m. 25, 27) (4926 S. K. m. 4, 5) (5271 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 7)
Dava: 1918 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar Abdulkadir Öz ve Adnan Altun haklarında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüklerine ve müsadereye dair Muradiye Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 2.6.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanıklar ve katılan vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 8.11.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıkların ayrı ayrı kendi nam ve hesaplarına temin ettikleri motorinleri sanık Adnan Altun yönetimindeki araçla naklederlerken yakalandıkları anlaşılmış olup, sanık Adnan Altun'un diğer sanığa ait motorini de kaçak olduğunu bildiği halde taşıması nedeniyle motorinin tamamından sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Ancak;
1918 sayılı yasanın 27/3. ve 4926 sayılı yasanın 5/son madde fıkralarında toplu kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için eylemin iki veya daha fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesinin yeterli olduğunun öngörülmesine karşın, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK. nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde toplu suç aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçu ifade eder şeklinde tanımlama yapılmıştır.
Belirtilen yasal düzenleme ve TCK. nun 7. maddesi de gözetilerek, sanıkların toplu kaçakçılık suçunu işledikleri kabul edilemeyeceğinden, eylemin münferit kaçakçılık olarak değerlendirilmesi ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı yasanın 25/2. maddesinde öngörülen ceza miktarı üzeriden ve sanık Adnan Altun'un dava konusu motorinin tamamından, sanık Abdulkadir Öz'ün de kendisine ait miktar üzerinden sorumlu tutularak, sanıklara ayrı ayrı ödeme önerisi tebliğ edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, sonradan yürürlüğe giren ve sanıkların eylemine göre aleyhe hüküm içeren 4926 sayılı kanunun 4/a-2 maddesinde belirtilen ceza esas alınmak suretiyle fazla miktar üzerinden tebliğ edilen usulsüz ödeme önerisine dayanılarak ve ödeme süresi de beklenilmeden, ödenmediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy