(1380 S. K. m. 32, 36) (3005 S. K. m. 1, 4) (765 S. K. m. 119) (1412 S. K. m. 253, 261, 264, 265, 266)
Dava: 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'na aykırılıktan sanıklar K.İ. ve M.İ'nin anılan kanunun 36/g-2, TCK'nun 119/5. maddeleri uyarınca 454.285.000.- Lira ağır para cezası ile cezalandırılmalarına dair, Ahlat Sulh Ceza Mahkemesi'nin 29.5.2003 ve 2003/21-44 sayılı ceza kararnamesi aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'ndan verilen 6.1.2004 gün ve 537 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.1.2004 gün ve Y.E. 2004-6277 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkûr ihbarnamede;
1380 Sayılı Kanuna muhalefet suçlarına ilişkin yargılamanın, anılan kanunun 32/1. maddesi uyarınca 3005 Sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu ve ceza kararnamesi ile sonuçlandırılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve CMUK'nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuş bulunmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1380 Sayılı Kanunun uygulanan 32/1. maddesinde bu kanunda yazılı suçları işleyenler hakkındaki duruşmaların 3005 sayılı yasanın 1. maddesinin (A) bendindeki yer ve aynı kanunun 4. maddesindeki zaman kayıtlarına bakılmaksızın sözü edilen kanun hükümlerine göre yapılacağı belirtildiğine göre, davanın ceza kararnamesi ile sonuçlandırılması mümkün olmayıp usulen duruşma açılıp yargılama ve sonucunda hüküm kurulması zorunludur.
Diğer taraftan,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.11.1986 tarih ve 280/506 Sayılı Kararında da işaret olunduğu gibi CMUK'nun duruşma yapılmasına, bitirilip hüküm kurulmasına ilişkin 261, 264, 265, 266, 253. maddelerindeki usul ve kurallarına uymamak kesin biçimde yasaya aykırılığı oluşturur. Bunun sonucu olarak da esas hakkında verilen karar yargılama yapılmak suretiyle verilmiş hukuken geçerli bir karar olmayıp yok hükmündedir. Esasa ilişkin hükümlerin yazılı emir yoluyla bozulması halinde yeniden yargılama yapılmaması yargılama yapılarak ittihaz olunmuş kararlar içindir. Bu itibarla esası çözümleyen karar yargılama yapılmaksızın verilmiş olduğundan yeniden yapılacak muhakeme tekriri muhakeme mahiyetinde olmayıp ilk defa yapılacak muhakeme niteliğindedir ve bunda da zorunluluk vardır.
Sonuç: Bu itibarla yazılı emre dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Ahlat Sulh Ceza Mahkemesi'nin 29.5.2003 gün ve 2003/21-44 Sayılı Kararın CYUY'nun 343. maddesi gereğince BOZULMASINA, ve müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine 14.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy