(3257 S. K. m. 9, 11) (765 S. K. m. 2, 119) (1412 S. K. m. 343, 402)
Dava ve Karar: 3257 sayılı Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanununa aykırılıktan sanık Ercan Aksoy'un, anılan kanunun 9/2-3. maddesi yollaması ile 11/d-2.cümlesi, TCK. nun 119. maddeleri gereğince 4.196.226.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Muş Sulh Ceza Mahkemesinin 30.1.2002 gün ve 2002/47-18 sayılı ceza kararnamesinin kesinleşmesini müteakip yürürlüğe giren 4928 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 12. maddesiyle değişik 3257 sayılı kanunun 9/3. maddesinin sanık, lehine olması nedeniyle CMUK. nun 402/.maddesi gereğince cezanın ve infazın tamamen yerine getirilmemesine ilişkin, Muş Sulh Ceza Mahkemesinin 29.8.2003 gün ve 2003/535 Müt. sayılı itiraz edilmeksizin kesinleşen kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 22.1.2004 gün ve 3883 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 6.2.2004 gün ve Y. E. 2004/13535 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkur ihbarnamede;
19.7.2003 gün ve 25173 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4928 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 12. maddesiyle değişik 3257 sayılı kanunun 9/3. maddesinin saç ve karar tarihinde yürürlükte bulunmadığı, mahkemenin yürürlükte bulunan kurallar çerçevesinde kurduğu bir hüküm söz konusu olup, yapılan düzenlemenin de ceza hükmü içeren anılan kanunun II/d maddesinde herhangi bir değişiklik meydana getirmediği, 3257 sayılı Kanunun 9/3. maddesinde yapılan değişikliğin ise usul hükümlerine ilişkin bulunduğu ve kesinleşen önceki hükümler için uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde cezanın ve infazın tamamen karar verilmesinde isabet görülmemiş ve CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuş bulunmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
3257 sayılı yasanın 11/d maddesiyle yaptırıma bağlanan eylemin, aynı yasanın 9. maddesinde yazılı yasaklamalara aykırı davranışlar olmasına,
Suçun unsurlarını belirleyen bu maddede, suç ve karar tarihinden sonra, 19.7.2003 gününde yürürlüğe giren 4928 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 12. maddesiyle, yapılan, değişikliğin, düşünce açıklama özgürlüğünün görüntü ve ses kasetleri ile kullanılması ve serbest ticaret yapma temel hak ve özgürlüklerinin yasaklama suretiyle sınırlandırılmasına ilişkin koşulları yeniden belirleyen düzenlemelerin, basit bir usul kuralı olmamasına,
Yasaklama koşullarının düzenlendiği 9. maddenin eski halinde, ses kasetlerinin dağıtımının yalnızca mülki amirin kararıyla yasaklanması mümkün iken değişiklik sonucunda genel kuralın, yasaklamanın hakim kararıyla olacağı, acil hallerde ise idarece alınabilecek yasaklama kararının hakimin onayına sunulacağı ve son fıkra gereği her iki halde de belirli süreler geçtikten sonra onaylanmadığı takdirde yasağın kendiliğinden ortadan kalkacağının belirtilmesine göre,
9. madde de yapılan değişikliklerin, yasaklama kararının hakim tarafından verileceğini belirleyip temel hakların sınırlandırılmasına hakim güvencesi getirilerek yazılı suçun unsurlarında sanık lehine değişiklik yaptığı, başka bir anlatımla, eskiden idare alınan yasaklama kararına uymamak suç olarak tanımlanmış iken, artık cezalandırma için bunun yetmeyeceği, hakim tarafından verilecek yasaklama kararının aranacağı anlaşılmaktadır.
TCK.nun 2/2 maddesindeki Bu cürüm veya kabahatin işlendiği zamanın kanunu ile sonradan neşrolunan kanun hükümleri birbirinden farklı ise failin lehine olan kanun tatbik ve infaz olunur biçimindeki kural gereğince, suçun unsurlarında ya da cezasında yapılan lehe değişikliklerin, yalnızca yargılama aşamasında değil, infaz sırasında da gözetilip hükümlünün yararlandırılması gerektiğinde de kuşku bulunmamaktadır.
Sonuç: Bu durum karşısında, suçun unsurlarında mahkum yararına yasal değişiklik yapıldığı ve bu değişiklik sonucunda cezanın yerine getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Muş Sulh Ceza Mahkemesinin 29.8.2003 günlü 2003/535 müt. sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emre dayanın ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden REDDİNE, 14.07.2004 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy