(2634 S. K. m. 15) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. 321)
Dava: 2634 sayılı kanuna muhalefetten sanık M. E. hakkında yapılan duruşma sonunda, beraatine dair Alanya Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.12.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 15.1.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanığın sahil şeridinden kum almak şeklinde tezahur eden eyleminin 3621 sayılı yasanın 15. maddesinde öngörülen ve idari para cezasını gerektiren suçu oluşturduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak hükümden sonra 31.3.2005 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 24. maddesi uyanıca kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verileceğinin öngörülmüş bulunması ve Kabahatler Kanunu'nun 20/2-d maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının dolmuş olması karşısında anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca ilgili kişiye İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 12.10.2006 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy