(2313 S. K. m. 1)
Dava: 2313 sayılı kanuna muhalefetten Şerife Çilek hakkında yapılan duruşma sonunda, beraatine dair Taşkent Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 10.12.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 19.01.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Sanığın ekim yaptığı bahçede 31 kök hint kenevirinin ele geçtiği, tanıkların anlatımları, tespit tutanağı sanığın tevil yollu ikrarı karşısında suçun oluştuğu gözetilip tutanaklarda ve kararda yer alan sanığın kişiliği ile ilgili bilgilere göre gerektiğinde cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığı saptandıktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, Üst Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14.12.2006 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Herhangi bir şikayet yada ihbar olmaksızın kolluğun 12.07.2002 tarihinde yaptığı bahçe kontrolü sırasında sanık Şerife Çilek tarafından yeğeni Emrullah Mehire ait bahçede ekilen fasulye bitkileri içerisinde davaya konu boyları 15 ila 70 cm arasında değişen dağınık vaziyette 31 kök hint keneviri ele geçirilmiştir.
Sanık Şerife, dosyadaki bilgi ve belgelerden olay tarihinde 60 yaşlarında kimsesiz, kasaba halkının ve sosyal yardımlaşma fon'un yardımları ile geçinen okuma yazma bilmeyen, kendi halinde yaşayan saf görünümlü bir kişiliğe sahiptir ve çevrede öyle bilinmektedir.
Sanık tüm aşamalarda, ektiği fasulye tohumlarını adını bilmediği (ya da hatırlayamadığı) birinden aldığını tohumlar arasında yabancı ot tohumlarının da bulunduğunu, bahçede ele geçen hint kenevirlerinin bu yabancı ot tohumları arasından çıkmış olabileceğini hint keneviri bitkisini tanımadığını, ektiği fasulyelerin uçlarını bu bitkiye sardırdığını kendisinin bilinçli olarak (kasden) hint keneviri bitkisi ekmediğini ısrarlı ve tutarlı olarak ifade etmiş ve savunmuştur.
Bahçenin etrafının çevrili olmadığı, başka bir ifade ile bir gizleme faaliyetinin bulunmadığı, ele geçen hint kenevirlerinin, dağınık vaziyette bakımı yapılmamış, üzerlerine fasulye bitkisinin çalıları (bağları) sarılmış, 15 cm ile 70 cm arasında farklı boylarda olduğu tanık beyanları, olay yerinde yapılan keşif ve bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu olgular sanığın savunmasını doğrular niteliktedir.
Sanık hakkında bir ihbar ve şikayet olmadığı gibi, esrar kullandığına yada sattığına dair dosya da bir bilgi ve belge de yoktur.
Diğer önemli bir husus da, ele geçen hint kenevirlerine fasulye bitkisinin sarılması hint kenevirlerinin esrar elde edilecek yapraklarının gelişmesini önleyeceği de açıktır. Başka bir deyişle esrar elde etmek için hint keneviri eken bir kimsenin yaprak açmasını önleyecek şekilde davranması düşünülemez. Oysa olayımızda sanık böyle davranmıştır.
Tüm bu açıklamalar karşısında sanığın esrar elde etmek için hint keneviri ekme kastıyle hareket etmediğini, dolayısıyle sanığa yükletilen suçun oluşmadığını kabul etmek gerekmektedir. Bu düşünce ile beraat kararının onanması yerine bozmaya dair sayın çoğunluğun kararına katılamıyorum. 14.12.2006 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy