(4926 S. K. m. 5, 34) (5237 S. K. m. 7) (5271 S. K. m. 2)
Dava: 4926 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar Hadi ağaç ve İdris Büyük haklarında yapılan duruşma sonunda, beraatlerine ve iadeye dair Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.9.2004 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama ve bozma isteyen 15.7.2005 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 4926 sayılı yasanın 34. maddesinin bu Kanunda hürriyeti bağlayıcı ceza öngörülenler haricindeki suçları işleyenler, ilgili maddelerde belirtilen para cezalarının asgari haddini, soruşturma giderleri ile birlikte Cumhuriyet Savcılığınca yapılacak tebligat tarihinden itibaren on gün içinde ödeyeceğini yazılı olarak bildirdiğini ve otuz gün içinde merciine ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz hükmünü içerdiği gözetilmeden, Cumhuriyet Savcılığınca olayda uygulama olanağı bulunmayan TCK.nun 119. maddesi uyarınca ve ne şekilde hesaplandığı anlaşılmayan miktar üzerinden ödeme önerisi tebliğ edildiği ve önerinin usulüne uygun bulunmadığı gözetilerek, suç tarihi itibariyle 4926 sayılı yasanın 34. maddesindeki açıklık karşısında hazırlıkta gümrük idaresince belirlenen değer üzerinden sanıklara usulüne uygun olarak ödeme önerisi tebliğ edilip, ödenmemesi halinde delillerin takdiriyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve,
4926 sayılı yasanın 5/son madde fıkrasında toplu kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için eylemin iki veya daha fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesinin yeterli olduğunun öngörülmesine karşın, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde toplu suç aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçu ifade eder şeklinde tanımlama yapılmıştır.
Belirtilen yasal düzenleme ve TCK.nun 7. maddesi de gözetilerek sanıkların toplu kaçakçılık suçunu işledikleri kabul edilemeyeceğinden, eylemin münferit kaçakçılık olarak değerlendirilmesi ve sanıklara ayrı ayrı ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy