(5271 S. K. m. 267) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 305)
Dava: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na aykırılık suçundan Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2003 gün, 2002/180 esas, 2003/268 sayılı kararı ile anılan Kanun'un 359/b-1, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59. maddeleri uyarınca 15 ay ağır hapis cezasına hükümlü Ahmet D.'in iş bu cezasının infazı sırasında 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda hükümlü lehine bir düzenleme olmadığından bahisle, yeniden karar vermeye yer olmadığına dair aynı mahkemenin 13.06.2005 gün, 2002/180 esas, 2003/268 sayılı ek kararına vaki itirazın reddine ilişkin S. 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2005 gün, 2005/420 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 11.08.2005 gün ve 33806 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 19.08.2005 gün ve Y.E. 2005-148271 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkur ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un, 5349 sayılı Kanun'la değişik 6/1. maddesinde "Kanunlarda öngörülen ağır hapis cezaları, hapis cezasına dönüştürülmüştür" hükmümün yer aldığı ve hükümlü hakkında verilen 15 aylık ağır hapis cezasının, bahsi geçen hüküm uyarınca kendiliğinden hapis cezasına dönüşerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi gereğince ertelenmesinin mümkün hale geldiği, sanığın adli sicil kaydında yer alan sabıkalarının da hükümden sonra, Sakarya 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2004 gün, 2004/233 müteferrik sayılı kararı ile silindiği Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen 13.06.2005 günlü ek kararla, sanığın eylemine 5237 sayılı Kanun'un uygulanması halinde de sonuç ceza süresinin değişmeyeceği, ağır hapis cezasının kendiliğinden hapis cezasına dönüşmekle birlikte, sanığın geçmişteki hali, dosyaya yansıyan sabıkalı kişiliği nazara alınarak, verilen cezanın takdiren tecilinin uygun bulunmadığından bahisle yeniden karar vermeye yer olmadığına karar verilmiş bulunulması karşısında, cezanın ertelenip ertelenemeyeceği konusunda takdir kullanılması gerektiğinden, bu hususta duruşma açılarak yapılacak inceleme sonucu karar verilebileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde dosya üzerinde verilen karar vaki itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davanın esasını çözen ya da kararın özünde değişiklik yapan, karar verilmesine yer olmadığına veya talebin reddine dair nihai kararlar duruşma yapılmadan evrak üzerinde verilmiş olsalar dahi 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 267 ve 5320 Sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 305. maddesi uyarınca temyize tabi olup, Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2005 gün ve 2002/180 esas, 2003/268 sayılı Ek Kararı temyizi kabil kararlardan olduğu ve hükümlü müdafiinin 28.06.2005 tarihli dilekçesi ıttıla üzerine süresinde yapılmış temyiz niteliğinde bulunduğu cihetle,
Sonuç: Sakarya 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 1.7.2005 gün ve 2005/420 müteferrik sayılı kararı hukuken geçersiz bulunduğundan ve yazılı emre konu olamayacağından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emre dayanan ihbarname münderecatı bu nedenle yerinde görülmediğinden reddine, Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2005 gün ve 2002/180 esas, 2003/268 sayılı Ek Kararı bakımından temyiz incelemesi yapılmak üzere tebliğname düzenlenmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.01.2006 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy