(1412 S. K. m. 392, 393, 394) (5271 S. K. m. 257) (2521 S. K. m. 11, 12, 13)
Dava: 2521 sayılı Kanuna muhalefetten sanık hakkında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, müsadereye dair Pakova Sulh Ceza Mahkemesi'nden verilen 4.5.2002 tarihli ceza kararnamesinin Yargıtay'ca incelenmesi üst Cumhuriyet Savcısı ve sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 4.8.2005 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Müsadere talebi üzerine CMUK. nun 392. ve müteakip maddeleri uyarınca (5271 sayılı CMK. nun 257. maddesi) duruşma açılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, ceza kararnamesi ile kurulan hükmün temyizinin kabil olduğu ve sanığın itiraz dilekçesinin de temyiz mahiyetinde bulunduğu kabul edilerek dava konusu av tüfeğinin bilinen değerine göre yapılan incelemede,
Müsadereye konu av tüfeği hakkında 1412 sayılı CMUK. nun 392. ve müteakip maddeleri uyarınca duruşma açılarak bir karar verilmesi gerekirken, ceza kararnamesi ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı üst Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 29.12.2005 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
CMUK. nun 386/2. fıkrada tek başına müsadereye ceza kararnamesi ile hükmedileceği açıkça belirtilmiştir. CMUK. nun 393. maddedeki müsadere duruşması ile ilgili madde müsaderenin tek başına ceza kararnamesi ile verilmesine engel teşkil etmez. Zira bir konuda ceza kararnamesi ile karar verebilmek için o işin öncelik duruşmalı yapılabilir olmasını gerektirir. Bir başka deyişle duruşmalı karar verilebilen bazı hususlara CMUK. 386. madde ile istisna getirilerek ceza kararnamesi ile ceza verilmesi sağlanmıştır. Olayımızda da verilen karar bu doğrultuda ceza kararnamesi ile verilmiş olmasına göre bu hüküm itirazı kabil bir karardır. CMUK. 293. maddesinde belirtilen kanun yolunda hata Cumhuriyet Savcısı için uygulanabilirliği olmadığından Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin reddi sanık itirazı yönünden ise itiraz dilekçesinin asliye ceza mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesi yerine yazılı şekilde verilen çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy