(5326 S. K. m. 24) (5252 S. K. m. 9, 12) (5237 S. K. m. 7)
Dava: 2521 sayılı kanuna muhalefetten sanık, A. C. hakkında yapılan duruşma sonunda; Hükümlülüğüne ve müsadereye dair, Aydıncık/Mersin Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 13.12.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve Cumhuriyet Savcısı tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının 6.10.2005 tarih ve 2005/12019 sayılı yazısı ekinde daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Kanunun 12/b madde fıkrasıyla 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olup, aynı tarihte yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile de daha önce 765 sayılı yasa da düzenlenen ve kabahat türünden olan bazı suçlar yeniden düzenlenip, yaptırım olarak da idari para cezaları, idari tedbirler ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi öngörülmüş, aynı yasanın 24.maddesinde ise kovuşturma konusu fiilin kabahat olduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararının verileceği belirtilmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunması karşısında 5237 sayılı TCK. nun 7.maddesi ve 5252 sayılı kanunun 9.maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenip sonucuna nazaran sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdiri ile bir karar verilmesinin gerekmesi;
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy