(4389 S. K. m. 14, 22) (765 S. K. m. 102/4, 104/2)
Dava: Bankalar Kanununa muhalefet, Hizmet nedeniyle Emniyeti suiistimal ve dolandırıcılık suçlarından sanıklar M.C.ve arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda; Suç işlemek amacıyla örgüt kurma kurulan örgüte üye olmak suçundan sanıklar M. C.,A.T.K., M.E.T., L.U., T.C., Y.G.,A.C., S.S., M.A., V.Y., A.Ç.ve Y.M.D.'in beraatlerine, bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla nitelikli dolandırıcılık ve ihtilasen zimmet suçundan bu sanıkların hükümlülüklerine dair İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 4.7.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, Katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekili ve sanıklar Y.M.D., M. C., L.U., A.T.K., M.E.T., T.C., A.C., S.S., M.A.,Y.G.,V.Y.ve A.Ç.müdafiileri tarafından süresinde, Katılan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili yönünden süresinden sonra istenilerek, bu sanıklar müdafiileri yönünden de duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının red, onama ve bozma isteyen 14.10.2005 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, bu sanıklar haklarında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verildikten Yargıtay Cumhuriyet Savcısının düşüncesi alındıktan ve sanıklar M.E.T.,L.U.,M.A.ve Y.G.ile sanıklar müdafiileri Av. Ö.Ö., Av. Ö.K., Av. T.T., Av. Ş.A.I., Av. M.Ö., Av. D.H. ve Av. B. H.A.savunmalarını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Katılan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekilinin yasal süresinden sonra vaki temyiz inceleme isteği ile, hizmet nedeniyle Emniyeti Suistimal, cürüm işlemek için teşekkül oluşturma ve teşekkül mensuplarına yardım suçlarından doğrudan doğruya zarar görmeyen Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun, davaya katılmasına karar verilmesi, hükmü temyize hak kazandırmayacağından, anılan kurum vekilinin bu suçlara yönelik temyiz isteğinin CMUK. nun 317.maddesi uyarınca istem gibi reddine, ayrıca mahkemenin kuruluşu ile ilgili Anayasaya aykırılık iddiaları ciddi görülmediğinden talebin reddine,
II- Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, Katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar M. Süreyya Dursun, C. Vatansever ve Sevil E. Tel'in 4389 sayılı yasanın 22/2-3, V.Yıldırım ve A. Çelen'in 4389 sayılı yasanın 22/2 maddeleri gereğince açılan davalar nedeniyle beraatlerine dair hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Sanık Y.M.D.müdafiinin nitelikli dolandırıcılık, sanıklar V.Y.ve A..Ç.müdafiinin nitelikli dolandırıcılık ve cürüm işlemek için teşekkül oluşturma suçlarına yönelik temyizleri ile, Cumhuriyet Savcısının sanık V.Y.ile ilgili temyizinin incelenmesinde;
Suç tarihleri itibariyle temyiz inceleme gününde 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresi dolmuş bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına,
IV-Sanıklar M.C.ve L.U.müdafiileri ile, Katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekilinin sanıklar A.T.K.,M.E.T.,T.C., A.C.,Y.G.,M.A.ve S.S.'a yönelik temyizine göre 4389 sayılı yasanın 22/2 maddesi uyarınca kurulan hükümler bakımından, sanıklar M.C., A.T.K., M.E. T., L.U., T.C., A.C., Y.G., M.A.ve S.S.müdafiileri ile, Cumhuriyet Savcısının sanıklar M.C., A.T.K.ve S.S.'a yönelik temyizlerine göre 4389 sayılı yasanın 22/3 maddesi gereğince kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanık M.E.T.'un gerekçeli kararda yanlış yazılan soyadının nüfus kaydına uygun olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, kabule göre de bu sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının eksik tayini aleyhe temyiz bulunmadığından ve bilirkişi olarak atanan A.G.'e yemininin yaptırılmaması rapor hükme dayanak yapılmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Mahkemenin sözlü talimatı uyarınca düzenlenerek gönderildiği anlaşılan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun 1.7.2005/27236 ve 4.7.2005/27268 gün ve sayılı yazıları duruşmada okunup tutanağa geçirilerek sanıklar müdafiilerinin diyecekleri sorulmadan hükme dayanak yapılması ve hüküm tarihinde ibraz edildiği anlaşılan bilimsel mütaalayı hazırlayan Dç.Dr.A. Sözüer'in uzman tanık olarak dinlenmesine rağmen bilimsel mütaalaya karşı diyeceklerini bildirmek üzere süre isteyen sanıklar müdafiilerinin bu istekleri reddedilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2-Banka kayıtları, yönetim kurulu karar defterleri ve gündemleri incelenerek, Hazine Müsteşarlığının 4389 sayılı yasanın 14.maddesi kapsamında alınmasını istediği önlemleri içeren 25.10.1999/77701 ve 28.4.2000/34028 gün ve sayılı yazılarının Banka Yönetim Kurulu toplantılarında değerlendirilerek sanıklara tebliğ edilip edilmediği ve anılan yazılara aykırı işlemlerin nelerden ibaret bulunduğu bilirkişi marifetiyle saptanıp sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmaya dayanılarak 4389 sayılı yasanın 22/2 maddesi yönünden yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Bank K. A.Ş. yöneticileri olan sanıkların Banka kaynaklarını Banka'nın emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek biçimde hakim sermayedarına aktardıkları, yurtdışı kuruluşlar üzerinden depoların dolaştırılması suretiyle gruba menfaat temin ettikleri, grubun Banka'dan kullandığı nakdi ve gayri nakdi kredilerin yasal limitleri aştığı, tahsil edilemeyen kredi ve faizlerini yüksek faizden fonlayarak gelir kaybına neden oldukları, böylece aktifin donuklaştığı, bu aktifi finanse ederken ve likidite ihtiyacını giderirken yüksek faiz ödemek zorunda kaldıkları, devralınan taşınmazlarla Banka'nın risk altında bırakılmasına sebebiyet verdikleri, kredi kullanma için mali yeterlilikleri bulunmayan firmalara kredi verdikleri ve kredilerin grup firmalarına doğrudan yada dolaylı olarak aktarılmasını sağladıkları, kredi kullanma limitleri dolmuş olan grup firmalarına dolaylı yoldan kredi kullandırabilmek amacıyla diğer bankalarla back to back olarak adlandırılan karşılıklı kredi ilişkisine girdikleri, bu ve benzeri işlemlerle banka zararına sebebiyet verdikleri öne sürülerek dava açılmış olup, bu işlemlerle Banka zararının ne şekilde oluştuğu ve zarar miktarı gibi hususların hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözülmesinin olanaklı bulunmadığı kuşkusuzdur.
Nitekim, mahkeme tarafından da bu olgu kabul edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ancak yazılı gerekçelerle itibar edilmeyen bilirkişi raporundan sonra yeni bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Şu hale göre;
Üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine banka kayıtları ile ilgili tüm evrak incelettirilerek, yukarıda belirtilen tüm işlemlerin bankacılık mevzuatı ve teamüllerine uygun olup olmadığı, kredi borçlusu firmaların kullandırılan kredilerle orantılı kredibilitesinin bulunup bulunmadığı, kredi kullandırımlarında yeterli teminat alınıp alınmadığı, geri dönen ve kapatılan kredilerin bulunup bulunmadığı, hangi eylemlerle ve ne şekilde Banka'nın zarara uğratıldığı ve varsa zimmet miktarı ile, belgelerdeki imzaları ve yaptıkları işlemler ile görev sürelerine göre her bir sanığın ne miktarda zarardan sorumlu bulundukları konularında ayrıntılı rapor alınıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının ve varsa zimmetin niteliği değerlendirilmesi ve (2) nolu bozma nedeninde belirtilen tedbirlere aykırı eylemlerin bulunup bulunmadığı da bilirkişilere sorularak tesbit ettirilmesi gerekirken, Bankalar Yeminli Murakıpları tarafından düzenlenen raporlarla yetinilip, bu raporlar esas alınarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından hazırlanan zarar miktarı ve bu miktardan her bir sanığın sorumlu olduğu tutarları gösteren çizelgeye itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
4- TCK.nun 59.maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası sonucu sanıklar M.C., A.T.K. ve S. S.'a hükmolunan adli para cezalarının eksik tayini,
5- Sanık S.S.hakkındaki yurtdışına çıkış yasağının 22.2.2005 günlü oturumda kaldırıldığı ve yeniden yasaklama da getirilmediği halde hükümle birlikte yurtdışına çıkış yasağının devamına karar verilmesi,
6- Davaya katılan gerçek kişi bulunmadığı halde, müdahil gerçek kişiler lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı ve
7- Hükümden sonra 1.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 168.maddesi ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu yürürlükten kaldırılmış olup, 5237 sayılı TCK. nun 7.maddesi uyarınca lehe olan yasa belirlenip, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar müdafiileri ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321.maddesi uyarınca hükmün istem gibi BOZULMASINA, 14.06.2006 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy