(5275 S. K. m. 99) (213 S. K. m. 353) (765 S. K. m. 102, 104) (5237 S. K. m. 7)
Dava: 213 sayılı Kanuna muhalefetten sanık C. C. hakkında yapılan duruşma sonunda; hükümlülüğüne ve redde dair Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 11.10.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 14.12.2005 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'da hükmolunan cezaların içtiması öngörülmediği gibi 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 99. maddesindeki bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, hükmü nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı olup, içtimanın çözülmesine karar verildikten sonra yapılan incelemede;
I- Sanık hakkında 1999 yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
1999 yılında sahte faturanın düzenlendiği tarihte suçun oluşacağı ve 1999 yılında en son faturanın 3.11.1999 tarihinde düzenlendiği, iddianamenin düzenlendiği 3.12.2004 tarihinde bu suç için öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, zamanaşımı gerçekleşmiş bulunduğundan kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA,
II- Sanığın 2000 yılında işlediği suç yönünden yapılan incelemede;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nu ile karar tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümler açısından karşılaştırması yapılmadan ve tecil hususunda da kanuni ve yeterli gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafii'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 29.03.2007 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy