(1918 S. K. m. 20, 25, 26, 27, Ek m. 2) (4926 S. K. m. 3, 4, 5) (5607 S. K. m. 3) (5326 S. K. m. 20)
Dava: 1918 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar Halis Demir, Süleyman Özer ve Sulhattin Aydemir haklarında yapılan duruşma sonunda, beraatlerine dair Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.12.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi hazine vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 14.02.2005 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Armada Elektronik Ltd. Şti. yetkilileri olan sanıkların, Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nce tescilli gümrük giriş beyannameleri ile gerçekleştirdikleri ithalatlara konu eşyanın TSE belgesine tabi olmasına rağmen anılan belgeyi almadan eşyayı ithal ettikleri gerekçesiyle haklarında kamu davası açılmıştır.
I- Suç tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemeler incelendiğinde;
1918 sayılı yasanın;
Ek 2/III maddesinin 2. fıkrası,
İthal ve ihracı lisans veya izne bağlı eşya ve maddeler hakkında konulan kayıt ve şartlara aykırı olarak veya izin veya lisans alınmadığı halde alınmış gibi göstererek herhangi bir madde veya eşyayı memlekete ithal edenler veya memleketten çıkaranlar veya bu fiillere teşebbüs edenler yüz bin liradan on milyon liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.
27. maddesi,
Kaçakçılık suçu, kaçakçılık, maksadıyla teşekkül vücuda getirenler ile idare edenler veya teşekküle mensup olanlar tarafından işlenirse failler hakkında on seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezasına hükmolunur.
Birinci fıkradaki hal dışında iki veya daha fazla kimselerin toplu olarak kaçakçılık yapmaları halinde sekiz seneden on iki seneye kadar ağır hapis cezasına hükmolunur.
Birinci ve ikinci fıkralarda hükmolunacak ağır hapis cezasıyla beraber tekel maddeleri için CİF değeri ile birlikte hususi kanunlarındaki para cezaları veya resim tutarının, eşya kaçakçılığı için de gümrüklenmiş değerinin dört mislinden ve yasak eşya ve maddeler için de bunların değerinin altı mislinden aşağı olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunur. Kaçak eşya ve maddeler de müsadere edilir.
İkinci fıkranın uygulanmasını gerektiren durumlarda; mal veya eşyanın özel kanunlarla veya ihracat rejimi kararlarıyla memlekete ithal veya ihracı yasaklanmamış olmakla birlikte gümrüklenmiş piyasa değerinin 565.000.000 lirayı geçmemesi ve tekele tabi maddelerden olmaması halinde ikinci fıkradaki ağır hapis cezasına hükmedilmeyip sadece üçüncü fıkraya göre ağır para cezasına ve mal veya eşyanın müsaderesine karar verilir.
Eşya ve maddelerin müsadere edilememesi veya yasak eşya ve maddelerden sayılması veya bunlar için hususi kanunlarında para cezası tayin edilmemiş olması hallerinde hükmolunacak para cezasına bunların gümrüklenmiş piyasa değerinin dört misli ve yasak eşya ve maddeler için de bunların piyasa değerinin altı misli miktarınca meblağ ilave olunur.
Bu Kanunun 20, 25 ve 26 ncı maddeleriyle bu maddede yazılı suçların kaçakçılığın men, takip ve tahkikiyle mükellef memurlar tarafından işlenmesi veya işleyenlere yardım veya bilerek müsamaha edilmesi hallerinde mezkur maddelerde yazılı olan cezalar bir misli ve bunlar haricinde kalan diğer memur ve müstahdemler tarafından işlenmesi halinde yarı nispetinde artırılır.
II- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı yasanın; 3/d maddesi,
1- İthali; lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı gerçeğe aykırı her türlü beyanname ve belge ile gümrük idaresini yanıltarak işlemini yaptırmak suretiyle ithal etmek veya bunlara teşebbüs etmek.
2- İthali, insan sağlığı ve güvenliği, hayvan ve bitki varlığı ve sağlığı, çevrenin korunması, tüketicinin doğru bilgilendirilmesi ve ticari kalite yönlerinden standardizasyon kontrolüne tabi olan eşyayı, standarda uygun olmadığı halde gerçeğe aykırı her türlü beyanname ve belge ile gümrük idaresini yanıltarak standarda uygun ya da standart dışı göstermek suretiyle ithal etmek.
4/d maddesi,
3 üncü maddesinin (d) bendinin (1) numaralı alt bendindeki fiilleri işleyenler eşyanın gümrüklenmiş değerinin üç katından az, altı katından fazla olmamak üzere ağır para cezasına, (2) numaralı alt bendinde belirlenen fiilleri işleyenler eşyanın gümrüklenmiş değerinin on katından az, yirmi katından fazla olmamak üzere ağır para cezası ile cezalandırılır.
5. maddesi,
Bu Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla teşekkül oluşturanlar veya teşekkülü yönetenler hakkında iki yıldan altı yıla kadar ağır hapis cezasına hükmolunur.
Bu Kanunun suç saydığı fiillerin teşekkül halinde işlenmesi durumunda birinci fıkrada belirtilen cezaya ilaveten ilgili maddelerdeki cezalar bir kat artırılarak uygulanır.
Bu Kanunun suç saydığı fiillerin iki veya daha fazla kişi tarafından teşekkül oluşturmaksızın toplu olarak işlenmesi durumunda ilgili maddelerdeki cezalar yarısı kadar artırılarak uygulanır.
Hükümlerini içermektedir.
III. Hükümden sonra 31.3.2007 gün ve 26479 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/11 madde fıkrası ile İthali lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal eden kişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir. Eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına beş bin Türk Lirası, ambalajlı gelmesi halinde kap başına yüz Türk Lirası olarak hesaplanır. hükmü getirilmiştir.
Açıklanan yasal düzenlemeler de gözetilerek somut olay değerlendirildiğinde:
Dosya kapsamına göre, Armada Elektrik Ltd. Şti. yetkilileri olan sanıkların, anında su ısıtıcısı isimli ithali TSE belgesine tabi eşyaları, Ambarlı Gümrüğü'nden ithal ettikleri, bu eşyaların ithali sırasında gümrük vergilerini ödemekten kaçınma amacı ile yapılan aldatıcı bir işlem ve davranış bulunmadığı, ödenmesi gereken gümrük vergilerinin tamamının ödendiği, ancak söz konusu eşyaların tabi olduğu TSE belgesi alınmadan, dolayısıyla eşya ile ilgili kısıt ve koşula uyulmadan ithalatın gerçekleştirildiği anlaşıldığından, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 1918 s. KMK.nun ek 2/III. madde 2. fıkrasında ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 4926 s. KMK.nun 3. maddesinin (d) fıkrasında suç olarak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5607 s. KMK.nun 3. maddesinin 11. fıkrası hükmünde ise kabahat olarak tanımlandığı görülmektedir.
Bu durum karşısında, lehe olan yasanın bütün olarak uygulanması gerektiğinden olayımızdaki dava zamanaşımı süresinin de Kabahatler Kanunu uyarınca hesaplanmasında zorunluluk bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Sonuç: Sanıkların eyleminin hükümden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı yasanın 3/11 maddesinde tanımlanan kabahate dönüştüğü ve idari para cezası uygulanması gerektiği cihetle, hükmün BOZULMASINA, uygulanabilecek idari para cezasının nispi nitelikte olduğu gözetilerek 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/3 maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının dolmuş olması karşısında anılan maddenin 1. fıkrası gereğince ilgili kişilere İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 21.05.2008 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy