(1380 S. K. m. 36) (765 S. K. m. 59, 95, 119) (1412 S. K. m. 343)
Dava: 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'na muhalefet suçundan sanık Rıdvan Tolukan'ın 1380 sayılı Su ürünleri kanununun 36/g-2, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 119 ve 59. maddeleri gereğince 288.985.000 Türk lirası ağır para cezası ve Demirköy Sulh Ceza Mahkemesinin 13.11.2002 gün, 2002/16-175 sayılı kararı ile ertelenmiş bulunan 118.638.000 Türk lirası ağır para cezasının da Türk Ceza Kanununun 95/2. madde gereğince aynen infazına dair, Demirköy Sulh Ceza Mahkemesinin 19.11.2003 gün ve 2003/82-92 sayılı temyiz edilmeksizin kesinleşen kararını kapsayan dosya aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 14.3.2005 gün ve 11375 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 23.3.2005 gün ve Y.E. 2005-53795 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkur ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre sanığın cezalandırılmasına esas 1380 sayılı Su ürünleri kanununun 36. maddesindeki yaptırımın 22.7.2003 tarihli 4950 sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince idari nitelikte para cezasına dönüştürülmüş olduğu, sanık lehine olan bu düzenleme gereğince mahkemenin görevsizlik kararı ile dosyanın görevli idari mercie tevdiine karar vermesi gerekirken, anılan şekilde hüküm tesisinde ve ayrıca idari nitelikteki para cezasına dönüşen eyleme uygulanan ağır para cezası ile birlikte Türk Ceza Kanununun 95/2. maddesinin uygulama şartlarının gerçekleşmeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde tecilli cezanın da aynen çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiş CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Yazılı emir yoluna başvurabilmek için yapılan hatanın düzeltilmesi bakımından başka herhangi bir kanun yoluna başvurulmaması gerekmekte olup olayımızda ise;
Sonuç: Demirköy Sulh Ceza Mahkemesinin 19.11.2003 tarihli kararının yürürlükteki kanuna uygun olarak verilip 15.12.2003 tarihinde kesinleştiği, 29.7.2003 gün ve 25183 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 29.1.2004 tarihinde yürürlüğe giren 4950 sayılı Su Ürünleri Kanununda Değişiklik yapılmasına dair kanunun 7. maddesi ile değişik 1380 sayılı yasanın 36. maddesi uyarınca sanığın eylemine uygulanabilecek müeyyide idari cezaya dönüştürüldüğünden ve idari yaptırımın mahkeme tarafından uygulanması sırasında yeniden yapılacak uygulama karşısında sonuca etkili olmayacağı düşüncesiyle Adalet Bakanlığının yazılı emrine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesi bu nedenle kabule şayan görülmediğinden REDDİNE, 11.07.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy