(5252 S. K. m. 6, 12) (5237 S. K. m. 7, 38, 53)
Dava: 4389 Sayılı kanuna muhalefetten sanıklar B. E. Onar ve C. Aktürkler haklarında yapılan duruşma sonunda: Hükümlülüklerine ve müebbeten kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına dair İSTANBUL 8.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.12.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanıklar müdafileri tarafından süresinde istenilerek, sanık B. E. Onar müdafii yönünden duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 23.3.2005 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, sanık B. E. Onar hakkında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle, sanık C Aktürkler yönünden re'sen olmak üzere temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliği ile karar verildikten Yargıtay Cumhuriyet Savcısının düşüncesi alındıktan ve sanıklar müdafileri Av. F. Keskinkılıç ile Av. U. Uruşak savunmalarını yaptıktan sonra dosyadaki kâğıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanıklardan tahsiline karar verilen banka zararının hesaplanmasında zimmete geçirilen dövizlerin mal edinme tarihlerindeki T.C.Merkez Bankası efektif satış kurunun esas alınması gerektiği gözetilmeyerek zararın eksik belirlenmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşma sonunda toplanan deliller karar yerinde irdelenerek sanıkların suçlarının sübutu kabul edilmiş, olay niteliği ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin, cezayı artırıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde yukarıda belirtilen tenkit ve aşağıda gösterilen sebepler dışında bir isabetsizlik bulunmamış olduğundan sanıklar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ve sanık B. E. Onar vekilinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri sübuta, vasfa ve sair hususlara değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararın, temel cezanın ve zarar miktarının tayini ile TCK. nun 80 maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümüne gerekçeli kararda yer verilmeyerek hükmün karıştırılması,
Yasaya aykırı ve
2- Hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun yürürlük ve Uygulama şekli Hakkında Kanunun 5349 sayılı yasanın 2 maddesiyle değişik 6/1 maddesiyle kanunlarda öngörülen ağır hapis cezaları, hapis cezasına dönüştürülmüş, aynı yasanın 12 maddesinin b fıkrası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunun bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı kanunun 38/3 maddesinde azmettirenin belli olmaması halinde kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail hakkında cezasından indirim yapılabileceği, anılan yasanın 53 maddesinde de 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 ve 33 maddelerindeki hususların yeniden düzenlenmiş bulunduğu cihetle 5237 sayılı yasanın 7 maddesine göre; sanıklar yararına olan bu değişiklikler gözetilerek hukuki durumlarının yeniden takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar B. E. Onar ve C. Aktürkler vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy