(765 S. K. m. 61, 491) (5237 S. K. m. 7)
Dava: Hırsızlık suçundan sanıklar Y. ve M. haklarında yapılan duruşma sonunda: beraatlerine dair İ. 7.Sulh Ceza Mahkemesi'nden verilen 23.03.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Yerel Cumhuriyet Savcısı tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 27.12.2004 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Sanıkların savunması ve tanık beyanlarına göre sanıkların el arabasına yükleyerek depo dışına çıkardıkları kumaşları sanık M.'ın getirdiği araca yüklemek isterken olay yerine gelen tanıklarca görülmeleri üzerine, tekrar kumaşları içeri aldıkları hususu sabit olup, sanıkların eylemleri hırsızlığa eksik teşebbüs suçunu oluşturduğundan, atılı suçtan cezalandırılması yerine oluş ve dosya muhteviyatına uymayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi yasaya aykırı,
2- Hükümden sonra, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 12.maddesinin b fıkrası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olup, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy