(765 S. K. m. 202, 503) (5237 S. K. m. 157, 247)
Dava: Nitelikli zimmet suçundan sanıklar S. ve Y. haklarında yapılan duruşma sonunda; sanık Y'nin beraatine, sanık S'nin hükümlülüğüne ve müebbeten kamu hizmetlerinden yasaklanmasına dair İSTANBUL 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 08.11.2004 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil vekili ve sanık S. müdafii tarafından süresinde istenilerek sanık S. yönünden duruşmalı inceleme isteği de bulunan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onama isteyen 01.03.2005 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle usulüne uygun yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmeyen ve bir vekilde göndermeyen sanık S. hakkındaki temyiz incelemesinin duruşmasız olarak yapılmasına oybirliği ile karar verildikten sonra dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan deliller gösterilen gerekçeye ve takdire göre müdahil vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık Y. hakkındaki beraat hükmünün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık S. vekili ile müdahil vekilinin bu sanığa yönelik temyizine gelince;
1- Sanık S'nin 05.08.2002 tarihinde açığa alınması nedeniyle görevli bulunmadığı 03.10.2002, 14.10.2002,30.10.2002,02.12.2002 tarihlerinde 1999 ve 2000 yıllarında vefat etmiş bulunan M.S., S.Y. ve C.Ş'ye ait hesaplardan sanık Y.E'yi aldatarak çekilmesini sağlayıp mal edindiği 9.219.000.000.- Lira banka zararı yönüyle eylemlerin gerçekleştiği tarihlerde görevde bulunmayan sanık yönünden zimmet suçunun oluşamayacağı ve bu fiillerin dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden eylemlerinin tamamı zimmet suçu olarak değerlendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi
Yasaya aykırı ve;
2- Hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5349 Sayılı Yasanın 2. maddesiyle değişik 6/1. maddesiyle kanunlarda öngörülen "ağır hapis" cezaları, "hapis" cezasına dönüştürülmüş, aynı yasanın 12. maddesinin b fıkrası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış, anılan yasanın 53. maddesinde de 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31 ve 33. maddelerindeki hususların yeniden düzenlenmiş bulunduğu cihetle 5237 Sayılı Yasanın 7. maddesine göre; sanık yararına olan bu değişiklikler gözetilerek hukuki durumunun yeniden takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı icabettirmiş olup, müdahil vekili ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 20.07.2005 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy