(1412 S. K. m. 302, 309, 343)
Dava: 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanununa aykırılık suçundan sanık Mehmet S.'in anılan kanunun 47, Türk Ceza Kanununun 119/5. maddeleri gereğince 136.890.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Adıyaman Sulh Ceza Mahkemesinin 28.2.2001 gün ve 2000/626 esas, 2001/234 sayılı ceza kararnamesine vaki itirazın kabulü ile duruşma açılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin, Adıyaman Asliye Ceza Mahkemesinin 4.7.2001 gün ve 2001/126 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 4.5.2005 gün ve 19594 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 13.5.2005 gün ve Y.E.2005-92495 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu:
Mezkür ihbarnamede;
Adıyaman Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararı üzerine Sulh Ceza Mahkemesince duruşma açılmak suretiyle verilen 23.1.2002 gün ve 2001/566 esas, 2002/76 sayılı mahkumiyet kararının yok hükmünde olduğu kabulüyle yapılan incelemede;
Ceza kararnamesi ile sanık hakkında ağır para cezası hükmedilmiş bulunmasına ve itirazın kabul edilerek ceza kararnamesinin kaldırılmasına karar verilmiş olmasına göre, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 302/2. maddesi uyarınca itirazın mevzuu olan mesele hakkında da bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, duruşma açılmak üzere dosyanın Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair, yazılı şekilde karar verilmiş olunmasında isabet görülmemiş CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emre dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Adıyaman Asliye Ceza Mahkemesinin 4.7.2001 gün ve 2001/126 müteferrik sayılı kararının CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine, 05.10.2005 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Adalet Bakanlığı ve Yargıtay C.Başsavcılığı tarafından yapılan yazılı emir yolu ile inceleme isteminde;
Adıyaman Sulh Ceza Mahkemesinin 23.01.2002 tarih ve 2001/566, 2002/76 sayılı kararının yok hükmünde sayılarak, Adıyaman Asliye Ceza Mahkemesinin, CMUK. nun 302/2 maddesi gereğince itiraz mevzu konuda karar vermesi gerektiğinden ve bu kararı vermesi yerine dosyayı Sulh Ceza mahkemesine göndermiş olmasından dolayı yazılı emir isteminde bulunmuştur.
Adıyaman Sulh Ceza Mahkemesi 28.02.2001 tarih ve 2000 Tarih ve 2000/626, 2001/234 sayı ile ceza kararnamesi ile sanıklar Salih U., Ziya S., Mehmet S., Hacı E., Ali A. ve Faik U. hakkında 3285 sayılı kanunun 47 TCK.11 maddeleri gereğince 136.890.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmalarına karar vermiştir.
Sanıklardan Salih U., Ziya S., Mehmet S. bu karara karşı beraat etmeleri gerektiğinden bahisle itiraz etmişlerdir.
Adıyaman Asliye Ceza Mahkemesi ise esas itibariyle sanıklar hakkında duruşma hazırlığı mahiyetinde olan tensip zaptının düzenlenmiş olması ve duruşmaya ilişkin işlemlere girişildikten sonra yargılama işlemine başlanmış sayılacağı ve bu sebepten dolayı ceza kararnamesi ile davanın sonuçlandırılamayacağını gerekçe göstererek bu nedenle itirazları kabul ile ceza kararnamesinin kaldırılmasına karar vermiştir.
İddianame tarihi 11.10.2000, tensip zaptı 13.10.2000 ve karar tarihi 28.02.2001 olup, tensip zaptı ile duruşmaya ait işlemlere başlanmış ve gün tayin edilmiştir.
Mahkemenin ceza kararnamesini kaldırma gerekçesi de nazara alındığında CMUK.nun 302/2 maddeye göre kendisinin karar vermesi mümkün değildir.
Ayrıca mevzuatımızda bir mahkeme kararının yok sayılmasına dairde düzenleme bulunmamaktadır. Mahkeme kararları ancak olağan veya olağan üstü yasa yollarının incelemesi üzerine bozulabilir.
Ceza kararnamesinin kaldırılmasından sonra mahkemenin yargılamaya devam ile verdiği 23.01.2002 tarih ve 2001/566 2002/76 sayılı kararı sanıklardan Salih U.'ın temyizi ile Yüksek Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından yapılan incelemede, yukarıda belirtilen hususların doğruluğu kabul edilmiş ve bu sanık yönü ile 3285 sayılı kanunun 47 maddesinin idari cezaya dönüşmesi nedeni ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
O halde yazılı emire konu olan karar Asliye Ceza Mahkemesinin müt.2001/126 müt sayılı kararı değil, Sulh Ceza Mahkemesinin 23.01.2002 tarih ve 2001/566 2002/76 sayılı kararı ve konusu da 3285 sayılı kanunun 4648 sayılı kanla değişik 47 maddesi ile cezanın idari para cezana dönüşmesi olmalı idi. Bu arada; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren Kabahatler Kanunu hükümleri ve CMK. 309/4-d madde değerlendirilmesinin yapılması gerektiği düşüncesinde olduğumdan;
Yukarıda belirttiğim gerekçelerime göre istemin reddi yerine Yargıtay Başsavcılığının itirazının kabulüne - Adıyaman As.C.Mahkemesi kararının bozulmasına ve dair karara ve bu bozmanın ardından gelen bir mahkeme kararın bu şekilde yok sayılmasına karşı olduğumu belirtirim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy