(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 12) (765 S. K. m. 102, 104) (765 S. K. m. 96)
Dava: 213 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar Osman Saraç ve arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda, sanık Hanifi Tunca hakkında açılan kamu davasının TCK. nun 96. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, diğer sanıkların ise hükümlülüklerine dair Adana 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 17.12.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ve müdafileri ile müdahil idare vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama ve bozma isteyen 12.05.2005 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre müdahil idare vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık Hanifi Tunca hakkında kurulan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık Hüsamettin Hayta dışındaki diğer sanıklar ve müdafilerinin temyizleri ile müdahil idare vekilinin tüm sanıklara yönelik temyizine gelince;
1- 1997 takvim yılına ait belgelerle ilgili isnat edilen suça ilişkin kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresi tahakkuk etmiş bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- 1998, 1999, 2000, 2001 takvim yıllarına ait belgelerle ilgili isnat edilen suçlardan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede ise;
a- Her takvim yılına ait belgelerle ilgili eylemlerin sübutu halinde dört ayrı suçu oluşturacağının düşünülmemesi,
b- Hükümden sonra, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 12. maddesinin b fıkrası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olup, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafileri ile müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 29.11.2006 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy