(5015 S. K. m. 19) (5326 S. K. m. 15)
Dava: 1705 sayılı kanuna muhalefetten sanık Ahmet Barak hakkında yapılan duruşma sonunda, mahkemenin görevsizliğine dair Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.4.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanık müdafii tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 7.6.2005 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 19. maddesi Bu kanuna göre idari para cezalarının veya idari yaptırımların uygulanması, bu kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu kanuna göre verilen ceza ve tedbirler diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleri engellemeyeceği ve hükümden sonra 31 Mart 2005 günlü mükerrer Resmi Gazetede yayınlanarak 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 15/3. maddesinde de Bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmış ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir. Ancak, suçtan dolayı yaptırım uygulanamayan hallerde kabahat dolayısıyla yaptırım uygulanacağı gözetilerek duruşmaya devamla sonucuna göre nihai hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy