(2918 S. K. m. 61) (2802 S. K. m. 93)
Dava ve Karar: 2918 s. Karayolları Trafik Kanunu'nun 61. maddesine aykırılıktan Yalova Cumhuriyet Savcısı İlhami Tuncer hakkında aynı yer Trafik Tescil Denetleme Şube Müdürlüğünün 20.09.2004 tarih ve CZ 778497 s. trafik ceza tutanağı ile uygulanan 41.200.000 Türk lirası idari para cezasına itirazın kabulüne dair, Yalova Sulh Ceza Mahkemesinin 18.02.2005 tarih ve 2005/20-23 değişik iş s. kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 7.6.2005 tarih ve 24601 s. yazılı emre müsteniden dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 15.6.2005 tarih ve Y.E.2005/115623 s. ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.12.2004 tarih ve 2004/7-189-225 s. kararıyla idari işlemin denetimi niteliğinde olan idari para cezasına itirazın sulh ceza hakimince incelenmesinde, adli yargı mercilerinin yasayla görevlendirilmesinin yapılan işleme adli bir işlem niteliği vermeyeceği, sulh hakiminin denetiminin sadece idari işlemin kanuna uygun yapılıp yapılmadığı ile sınırlı olup, idari bir işlemin denetiminin idari nitelikte olması sebebiyle, bu tür işlemin adli yargıya ait olağanüstü bir kanun yolu olan yazılı emirle incelenmesine kanuni olanak bulunmadığından bahisle, yazılı emir talebinin reddine karar verilmiş ise de, idari nitelikteki bir işlemin denetiminin idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiği yönündeki anılan Ceza Genel Kurul kararında vurgulanan görüşe katılmakla birlikte, mevcut bir kısım kanunlarımızda idari para cezalarına karşı Sulh Ceza Mahkemelerine itiraz olunabileceğinin belirtilmiş olması karşısında, bu durum Yasa koyucu tarafından değiştirilmediği veya Anayasa Mahkemesince de iptal edilmediği sürece, Sulh Ceza Mahkemelerince idari para cezalarına karşı yapılan itirazlar üzerine verilen kararların denetim dışı bırakılmasının keyfiliğe ve uygulamada birliğin sağlanamamasına yol açacağı gibi, hakkında usulsüz olarak veya yasaya aykırı biçimde idari para cezası uygulanan kişinin mağduriyetine de sebep olacağı düşüncesiyle, yazılı emir yönünden yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamına göre, 2802 s. Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun Kişisel suçlarda soruşturma ve kovuşturma kenar başlıklı 93. maddesinde Hakim ve Savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma, ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ile sorgu hakimine ve son soruşturma o yer ağır ceza mahkemesine aittir hükmüne yer verilmiş bulunduğu cihetle, sürücünün trafik kurallarına aykırı davrandığını gören görevli trafik zabıtasının eylemi tespite yönelik tutanak düzenleyebileceği ancak, sürücünün 2802 s. Kanun'a tabi kişilerden olması halinde, bu aşamadan sonra Cumhuriyet Savcısınca yapılacak tahkikat sonucunda takipsizlik kararı verilebileceği veya son soruşturma yapılmak üzere o yer ağır ceza mahkemesine dava açılabileceği gözetilmeden görevsizlik kararı verilerek dosyanın en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesi yerine yazılı biçimde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
2802 s. kanunun 93. maddesindeki Hakim ve Savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma, ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısına ve son soruşturma o yer ağır ceza mahkemesine aittir. Adalet Bakanlığı merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarındaki hakim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma ve kovuşturma Ankara Cumhuriyet Başsavcısı ve Ağır Ceza Mahkemesine aittir hükmü karşısında trafik zabıtasının eylemi tespite yönelik tutanak düzenlenmesinden sonraki işlemlerin anılan kanun maddesi hükümleri çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir.
Bu nedenle;
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emre dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Yalova Sulh Ceza Mahkemesinin 18.2.2005 tarih ve 2005/20-23 değişik iş s. kararının CMK. nun 309/4-b. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine, 18.10.2006 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy