(1412 S. K. m. 386, 392) (5271 S. K. m. 256) (5252 S. K. m. 7) (5326 S. K. m. 20)
Dava: 2521 sayılı kanuna muhalefetten sanık Hüsamettin Durmuş hakkında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, CMUK. nun 392/2. maddesi gereğince müsaderesine dair Bilecik Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 3.9.2003 tarihli ceza kararnamesiyle hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının 2005-100681 sayılı ve 17.6.2005 tarihli yazısı ekinde daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan CMUK. nun 392. ve devamı maddeleri ile karar tarihinden sonra yürürlüğe giren CMK. nun 256. ve devamı maddeleri uyarınca müsadere talebi üzerine duruşma açılarak bir karar verilmesi gerektiğinden ceza kararnamesi ile kurulan hükmün temyizinin kabil olup, itiraz üzerine Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 5.1.2003/109 tarih ve müteferrik sayılı karar hukuken temyiz niteliğinde bulunduğu kabul edilerek dava konusu av tüfeğinin bilinen değerine göre yapılan incelemede,
Sonuç: 18.5.2005 gün ve 25819 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5349 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesi ile değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 7. maddesi uyarınca, sanığın eylemine uygulanabilecek müeyyide idari para cezasına dönüştürüldüğü ve idari para cezasının miktarına göre müsadere davasının da 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/2-d maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımına bağlı olması karşısında hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu av tüfeğinin geçerli belge ibrazı halinde sahibine iade edilmek üzere kolluğa TEVDİİNE, 08.03.2006 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
CMUK. nun 386/2. fıkrada tek başına müsadereye ceza kararnamesi ile hükmedileceği açıkça belirtilmiştir. CMUK. nun 393. maddedeki müsadere duruşması ile ilgili madde müsaderenin tek başına ceza kararnamesi ile verilmesine engel teşkil etmez. Zira bir konuda ceza kararnamesi ile karar verebilmek için o işin öncelik duruşmalı yapılabilir olmasını gerektirir. Bir başka deyişle duruşmalı karar verilebilen bazı hususlara CMUK. 386. madde ile istisna getirilerek ceza kararnamesi ile ceza verilmesi sağlanmıştır. Olayımızda da verilen karar bu doğrultuda ceza kararnamesi ile verilmiş olmasına göre bu hüküm itirazı kabil bir karardır. Bu nedenle sanığın itiraz dilekçesi, asliye ceza mahkemesi tarafından değerlendirilerek itirazın reddine karar verilmiştir. Bu nedenle Asliye Ceza Mahkemesi kararı yok sayılarak itiraz dilekçesi temyiz dilekçesi olarak görülüp yeniden yazılı şekilde verilen esastan inceleme kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy