(5682 S. K. m. 33) (2253 S. K. m. 6) (765 S. K. m. 55) (5271 S. K. m. 309) (1412 S. K. m. 261, 264, 265, 266, 253)
5682 sayılı Pasaport Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanık S. Gürbüz'ün, anılan Kanun'un 33/1. maddesi uyarınca 111.401.000 Türk lirası hafif para cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 23.12.2004 günlü ve 2004/2139-2558 sayılı ceza kararnamesini kapsayan dosya aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 15.06.2005 tarih ve 26359 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2005 tarih ve Y.E. 2005-120255 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 18.02.2004 tarih ve 2004/2900-2682 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 07.08.2003 gününde yürürlüğe giren 4963 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Ait Kanun'un 8. maddesi ile 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 6. maddesindeki 15 yaş ibaresi 18 olarak değiştirilmiş olup, 15-18 yaş arasındaki küçüklerin de anılan Yasa kapsamına alındığı cihetle, kayden 07.05.1986 doğumlu olup, suçun işlendiği 28.08.2003 gününde 18 yaşını tamamlamadığı anlaşılan sanığın 2253 sayılı Yasa hükümlerine tabi olduğu ve hakkında ceza kararnamesi ile hüküm kurulamayacağının gözetilmemesinde,
Kabule göre de, suçun işlendiği tarihte 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin edilen cezadan, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 55/3. maddesi uyarınca indirim yapılmamış bulunmasında, isabet görülmemiş 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Hüküm gününde yürürlükte bulunan 2253 sayılı yasa hükümlerine göre davanın ceza kararnamesi ile sonuçlandırılması mümkün olmayıp usulen duruşma açılıp yargılama ve sonucundan hüküm kurulması zorunludur.
Diğer taraftan,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.11.1986 gün ve 280/506 sayılı kararında da işaret olunduğu gibi CMUK. nun duruşma yapılmasına, bitirilip hüküm kurulmasına ait 261, 264, 265, 266, 253. maddelerindeki usul ve kurallarına uymamak kesin şekilde kanuna aykırılığı oluşturur. Bunun sonucu olarak da esas hakkında verilen karar yargılama yapılmak suretiyle verilmiş hukuken geçerli bir karar olmayıp yok hükmündedir. Esasa ait hükümlerin yazılı emir yoluyla bozulması halinde yeniden yargılama yapılmaması yargılama yapılarak ittihaz olunmuş kararlar içindir. Bu itibarla esası çözümleyen karar yargılama yapılmaksızın verilmiş olunduğundan yeniden yapılacak muhakeme tekriri muhakeme mahiyetinde olmayıp ilk defa yapılacak muhakeme niteliğindedir ve bunda da, zorunluluk vardır.
Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emre dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Antalya 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 23.12.2004 tarih ve 2004/2139-2558 sayılı kararının CMK. nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine, 17.5.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy