(1918 S. K. m. 27) (4926 S. K. m. 5) (5271 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 7)
Dava: 4926 sayılı Kanuna muhalefetten sanıklar A. E. ve A. E. haklarında yapılan duruşma sonunda; Hükümlülüklerine ve müsadereye dair Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 08.02.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ve sanık A. E. müdafii tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 11.07.2006 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanıklardan A. E.'in eylemi münferit kaçakçılık olarak değerlendirilerek soruşturma evresinde, 13.10.2004 günü sanığa tebliğ edilen ödeme önerisinde Cumhuriyet Savcısının imzasının bulunmaması ve aynı sanığa savunmasının alındığı oturumda tebliğ edilen ödeme önerisinin de tensiple duruşmanın bırakıldığı 8.2.2005 günden önce talep üzerine açılan celse tarihinin duruşma tutanağında iddianame ve tensip tarihlerinden önceki 2.9.2004 ve 1.12.2004 tarihleri yazılı olup ödeme ihtarı tarihinin tespit edilmesinin mümkün olmaması nedeniyle her iki ödeme önerilerinin de usulüne uygun bulunmadığı gibi 25.11.2004 tarihinde sanıkların eylemi toplu kaçakçılık olarak kabul edilerek bulunulan ödeme önerisinde ise, 1918 sayılı Yasanın 27/2 ve 4926 sayılı Yasanın 5/son madde fıkralarında toplu kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için eylemin iki veya daha fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesinin yeterli olduğunun öngörülmesine karşın, hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK. nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde toplu suç aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçu ifade eder şeklinde tanımlanmış olup, TCK. nun 7. maddesi de gözetilerek iki kişi olan sanıkların toplu kaçakçılık suçunu işledikleri kabul edilemeyeceğinden, eylemin münferit kaçakçılık olarak değerlendirilmesi ve buna göre usulüne uygun ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık A. E. müdafii'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.09.2007 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy