(560 S. KHK. m. 4, 12, 18) (765 S. K. m. 274) (5252 S. K. m. 12) (5237 S. K. m. 7)
Dava: 560 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye muhalefetten sanık Sait Bayram hakkında yapılan duruşma sonunda; Sanığın hükümlülüğüne dair Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20.12.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 02.02.2006 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Sanık hakkında Gayri Sıhhi Müessese ruhsatı bulunmadığından mühürlenen ekmek fırınında mühürü bozarak faaliyete devam ettiğinden bahisle kamu davası açıldığı, 560 sayılı K.H.K.nin 4. maddesine göre Gıda maddeleri üreten işyeri kurmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler, bu işyerleri imalata geçmeden önce Sağlık Bakanlığına müracaat ederek işyerinin taşıması gereken asgari teknik ve hijyenik şartlara göre çalışma izni almak zorunda oldukları ve bu hükme aykırı davranışın yaptırımının aynı kararnamenin 18/A-a maddesinde öngörülen idari para cezasını gerektirdiği, yine aynı kararnamenin 12/a maddesinde ise insan sağlığınızı korunması amacıyla gıda maddeleri üreten işyerlerinin 4. madde gereği taşıması gereken asgari teknik ve hijyenik şartlarını devam ettirmesi esas olup bu şartları kaybetmeleri halinde ise faaliyetlerini devam ettiremeyeceklerinin öngörüldüğü ve müeyyidesinin de belirtilen şartlara uymayan işyerleri bu şartları yerine getirinceye kadar kapatılıp mühürlenir. Ancak, mühür fekki halinde bu fiili işleyenlere hapis ve ağır para cezası verilir şeklinde 18/A-h maddesinde belirtildiği bu yasal düzenlemelere nazaran çalışma izni almadan ekmek üretmenin idari para cezasını gerektirdiği, ancak usulüne uygun açılmış işyerleri için öngörülen asgari, teknik ve hijyenik şartların devam ettirilmemesi halinde 560 sayılı K.H.K.nin 4128 sayılı yasa ile değişik 18/A-h maddesi uyarınca uygulama yapılabileceği dikkate alınıp suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK. nun 274. maddesinde düzenlenen mühür fekki suçunun oluştuğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve;
2- Hükümden sonra, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 12. maddesinin b fıkrası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olup, aynı tarihte yürürlüğe gireni 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy