(4926 S. K. m. 13) (5607 S. K. m. 6) (765 S. K. m. 102)
Dava ve Karar: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın dava konusu eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmadan yurda getirdiği gerekçesiyle kamu davası açılmış olup, tüm dosya içeriğine göre sanığın belirlenen gümrük kapısından yolcu olarak yurda giriş yaptığı, ele geçen ve yolcu beraberi statüsünde getirilen eşyanın ticari mahiyette bulunmadığı ve ithalinin yasak olmadığı saptanmıştır.
Fiil ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 13. maddesi;
Yolcuların, gümrük mevzuatına göre zati ve hediyelik eşya kapsamı dışında olup beyanlarına aykırı olarak üzerlerinde veya eşyası arasında çıkan ya da başkasına ait olduğu halde kendi zati eşyasıymış gibi gösterdikleri eşyanın vergisine ek olarak bir kat para cezası uygulanır ve eşya sahibine teslim edilir.
Yolcuların yanlarında veya kaplarında bulunan ve yukarıdaki fıkra dışında kalan mahiyet ve miktarda olan eşya ile gümrükten kaçırılmak amacına yönelik olarak saklanmış veya gizlenmiş halde bulunan eşyaya ilişkin vergiler tahsil olunmakla birlikte eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar da para cezası alınarak eşya, sahibine teslim edilir.
Yolcuların beraberinde getirilen ticari mahiyet ve miktarda olan eşya için ithali lisansa, şarta veya izne, kısıntıya, standardizasyon kontrolüne veyahut belli kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi olan eşya hakkında 4'üncü maddenin (d) bendi hükümleri uygulanır.
Türkiye'ye giren veya Türkiye'den çıkan yolcuların üzerlerinde veya eşyaları arasında yasak eşya bulunması halinde 4'üncü maddenin (b) bendinde belirtilen cezalar uygulanır.
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 6. maddesi;
Yolcuların, gümrük mevzuatına göre zati ve hediyelik eşya kapsamı dışında olup beyanlarına aykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşıma araçlarında çıkan ya da başkasına ait olduğu halde kendi zati eşyasıymış gibi gösterdikleri eşyanın gümrük vergileri, gümrük idarelerince iki kat olarak alınır ve eşya sahibine teslim edilir.
Söz konusu eşyanın gümrükten kaçırılmak amacına yönelik olarak saklanmış veya gizlenmiş olarak bulunması durumunda gümrük idarelerince, eşyanın gümrük vergileri üç kat olarak alınır ve eşya sahibine teslim edilir.
Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen eşya, gümrük vergileri ödenmediği takdirde, gümrüğe terk edilmiş sayılır.
Yolcuların, beyanlarına aykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşıma araçlarında çıkan eşyanın ticari mahiyette veya ithali veya ihracının yasak o1ması halinde 3'üncü madde hükümleri uygulanır.
Hükümlerini içermektedir.
Bu yasal düzenlemeler karşısında somut olay irdelendiğinde;
Fiil tarihi itibariyle eylemin, 4926 sayılı yasanın 13. maddesi uyarınca eşyanın vergisine ek olarak para cezasını gerektirmesine karşın, ele geçen eşyanın ticari mahiyette bulunmadığı ve ithalinin yasak olmadığı gözetildiğinde 5607 sayılı yasanın 6. maddesi gereğince gümrük idarelerince vergilerinin alınmasını gerektirir yaptırıma dönüştüğü ve 5607 sayılı yasadaki düzenlemenin sanık yararına bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sonuç: Zaman aşımını kesen son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 30.10.2002 günü itibariyle temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe hükümler içeren 765 say1ı TCK.'nun 102/4. maddesinde öngörülen zamanaşımı tahakkuk ettiğinden hükmün BOZULMASINA, anılan madde uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zaman aşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA ödeme önerisi üzerine yatırılan paranın talep halinde iadesine, dava konusu eşya yönüyle 5607 sayılı yasanın 6. maddesi ve gümrük mevzuatı çerçevesinde işlemlerin gümrük iadesince yerine getirilmesine, 10.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy