(2313 S. K. m. 23) (5237 S. K. m. 191) (765 S. K. m. 59, 81)
Dişi hint keneviri ekmek suçundan sanık; .....'ın 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un 23/son, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59, 81/13.maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, T. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/5/2002 tarihli ve 2002/209-341 sayılı kararının infazı sırasında, 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, anılan Kanun'un lehe olmadığından bahisle önceki hükmün aynen infazına ilişkin, aynı mahkemenin 8/6/2005 tarihli ve 2005/244-244 müteferrik sayılı ek karan aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığının 23.1.2006 gün ve 1411 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 13.3.2006 gün ve K.Y.B.2006-18799 sayılı ihbarnamesi' ile daireye verilmekle okundu.
Mezkûr ihbarnamede:
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 -sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. şeklindeki düzenleme ve Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 13/10/2005 tarihli ve 2005/10431-12718 sayılı ilamına nazaran, sonraki kanunun unsurlarının veya özel hallerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hallerde ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekeceği ve bu şekilde verilecek kararların da temyiz kanun yoluna tâbi olacağı kabul edilerek yapılan incelemede;
1- Ek kararın duruşma açılmak suretiyle verilmesi gerektiği gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde;
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak başlıklı 191.maddesinin 1.fıkrasında Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Anılan Kanun'un, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girerek 8.7.2005 tarihine kadar yürürlükte kalan 191.maddesinin 1. fıkrası 2.bendinde Kendisi tarafından kullanılmak üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bitkileri yetiştiren kişi bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır.
Şeklindeki düzenlemeler ve Mahkemece de sanığın eyleminin içmek amacıyla hint keneviri yetiştirmek olarak kabul edilmesi karşısında, lehe kanun uyarlaması yapılarak 5237 sayılı Kanun'un 191/2.maddesi uyarınca sanık hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiği, 191/5.maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranılmaması halinde cezanın infaz edilmesi gerekeceğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 8.6.2005 gün ve 2005/244-244 müt. sayılı ek kararının CMK. nın 309/4-b. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 12.02.2007 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy