(1632 S. K. m. 66) (765 S. K. m. 59) (5271 S. K. m. 309) (353 S. K. m. 9, 253, 254)
Dava: İzin tecavüzü suçundan sanık 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/ 1-b, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, 2. Kolordu Komutanlığı Gelibolu Askeri Mahkemesinin 8.07.2002 tarihli ve 2002/737-572 sayılı kararının infazı sırasında, hükümlünün 4616 sayılı Kanun uyarınca şartla tahliye edilmesi talebinin, reddine dair, Fatih 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2005 tarihli ve 2005/316 müteferrik sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2 005 tarihli ve 2005/696 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 20.02.2006 gün ve 6651 sayılı Kanun Yararına Bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2006 gün ve K.Y.B. 2006-35370 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkur ihbarnamede;
Askeri Ceza Kanunu'nun 66. maddesinde düzenlenen firar suçunun temadi eden suçlardan olmayıp, ani suç olduğuna ve birliğe düşürülmesi gereken tarihten itibaren 6 gün sonra bu suçun oluştuğuna ilişkin Yargıtay'ın yerleşik görüşü karşısında 11.10.1235 tarihinde 15 gün sıhhi izne giden ve 2 gün yol izniyle birlikte 2S.10.1995 tarihinde birliğine katılması gereken sanığın bu tarihten itibaren 6 gün sonra 3.11.1995 tarihinde atılı suçu işlediği ve suç tarihinin 23.04.1933'den önce olması sebebiyle, anılan kanun uyarınca şartla tahliyeye hak kazandığı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hükümlünün suçu için tecavüzü olup sırf askeri suçlardan bulunduğu cihetle mahkemece 1632 sayılı Yasanın 66/1-b, 353 sayılı Yasanın 9, 253, 254. maddeleri gereği ve dairemizin 31.05.2005 gün ve 2005/186 Esas, 2005/5160 Karar sayılı kararı uyarınca verilen görevsizlik kararı doğru ise de; Fatih Cumhuriyet Başsavcılığının infaz sırasında cezanın 5237 sayılı Yasa uyarınca infaz edilip edilmeyeceği hususunda K.K.Komutanlığı Gelibolu 2. Kolordu Komutanlığından karar verilmesi hususunda talepte bulunduğu ve mahkemenin cezanın infazının devamına karar verdiği, 4616 sayılı Yasa uyarınca talepte bulunulmadığı gibi mahkemesince bu hususta bir karar verilmediği gözetilerek,
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2005 gün ve 2005/696 D.İş sayılı kararının CMK. nın 309/4-a maddeleri uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 20.02.2007 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy