(5411 S. K. m. 164, 168) (4389 S. K. m. 22) (5237 S. K. m. 7, 247) (765 S. K. m. 202) (4603 S. K. m. 1) (399 S. KHK. m. 11) (YCGK 08.02.2005 T. 2004/5-146 E. 2005/7 K.)
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarı itibariyle sanık müdafiinin duruşma isteğinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1- Hükümden sonra 01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 168. maddesinin A fıkrası ile bu kanunun geçici maddelerindeki düzenlemeler hariç olmak üzere 18.06.1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile ek ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmış olup, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndaki düzenlemeler ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi hükmü birlikte değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi ve anılan yasanın 164. maddesindeki özel görev hususu ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararı uyarınca Bankacılık Kanunu'na aykırılık suçlarından doğan davalara bakma görevinin fiilin işlendiği yerin bağlı olduğu il adı ile anılan Ağır Ceza Mahkemesi'nin görevli kılındığı göz önünde bulundurularak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin gerekmesi bozmayı icabettirmiş,
Kabulü göre de;
2- 29.01.1990 gün ve 20417 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3771 Sayılı Yasanı 3. maddesiyle yeniden düzenlenen 11/b maddesinde; KİT personelinin, teşebbüslerin ve bağlı ortaklıkların paralarına karşı işledikleri suçlardan dolayı memur sayılarak haklarında 765 sayılı TCK'nun 2'nci kitap üçüncü ve altıncı bablarındaki hükümlerin uygulanacağı kurala bağlanmış ve buna bağlı olarak Ziraat Bankası personelinin banka parasını mal edinmesinin diğer koşulların oluşması halinde zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek, 4389 sayılı Bankalar Yasası'nın 22/11. maddesi yollamasıyla anılan banka personelinin zimmet suçlarında daha ağır hükümler taşıyan 765 sayılı TCK'nun 202. maddesinin uygulanması gerekeceği kabul edilmiş ise de; 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 Sayılı Kanunun 1. maddesinin 5. bendinde belirtilen 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin bankalar hakkında uygulanmayacağına dair hüküm uyarınca TCK'nun uygulanması açısından memur sayılma olanağı bulunmayan Ziraat Bankası personellerinin Türk Ceza Kanunu'nda yazılı zimmet suçunu işleyemeyeceği, dairemizce de benimsenen Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulu'nun 08.02.2005 gün ve 5-146-7 sayılı kararında da belirtildiği üzere sanık hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3. maddesi gereğince uygulama yapılması gerekeceği düşünülmeden uygulama yeri bulunmayan 765 sayılı TCK'nun 202. maddesindeki eylemine karşılık geldiği gerekçesiyle lehe kabul edilen 5237 sayılı TCK'nun 247. maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.01.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy