(765 S. K. m. 202) (4389 S. K. m. 24) (4603 S. K. m. 1) (5237 S. K. m. 247) (5411 S. K. m. 164) (CGK. 08.02.2005 T. 2004/5-146 E. 2005/7 K.)
Dava: Müteselsilen ihtilasen zimmet ve bu suça iştirakten sanıklar E.B. ve arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda; Sanıklar O.H.ve C.G.'nın beraatlerine, sanık E.B.'nun hükümlülüğüne dair Elbistan Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 22.12.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili, sanık E.B.ve sanık E.B.müdafii tarafından süresinde istenilerek sanık E.B.ve sanık E.B.müdafii yönünden duruşmalı inceleme isteğinde de bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama ve bozma isteyen 05.05.2006 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, sanık E.B.hakkında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verildikten, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı'nın düşüncesi alındıktan ve sanık müdafii Av. S.Ö. savunmasını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- 29.1.1990 gün ve 20417 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3771 sayılı yasanın 3.maddesiyle yeniden düzenlenen 11/b maddesinde; KİT personelinin, teşebbüslerin ve bağlı ortaklıkların paralarına karşı işledikleri suçlardan dolayı memur sayılarak haklarında 765 sayılı TCK. nun 2 nci kitap üçüncü ve altıncı bablarındaki hükümlerin uygulanacağı kurala bağlanmış ve buna bağlı olarak Türkiye Halk Bankası personelinin banka parasını mal edinmesinin diğer koşulların oluşması halinde zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek, 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22/11.maddesi yollamasıyla anılan banka personelinin zimmet suçlarında daha ağır hükümler taşıyan 765 sayılı TCK. nun 202.maddesinin uygulanması gerekeceği kabul edilmiş ise de; 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Kanunun 1.maddesinin 5.bendinde belirtilen 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin bankalar hakkında uygulanmayacağına dair hüküm uyarınca TCK. nun uygulanması açısından memur sayılma olanağı bulunmayan Türkiye Halk Bankası personellerinin Türk Ceza Kanununda yazılı zimmet suçunu işleyemeyeceği ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun 8.2.2005 gün ve 5-146-7 sayılı kararında da belirtildiği üzere; sanık hakkında Bankalar kanunu uyarınca uygulama yapılması gerekeceği gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı bankalar kanunu ile 1.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı yasa hükümleri karşılaştırılarak, anılan yasalardan lehe belirlenecek banka yasası hükümleri uyarınca hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı TCK. nun 247 ve müteakip maddeleri uyarınca ceza tayini,
2- 26.12.2003 gün ve 25328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/4.madde ve fıkrasını değiştiren 5020 sayılı yasanın 26.maddesinin 1.fıkrasının 2.bendindeki 22.maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer Ağır Ceza Mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir. Hükmü ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile yukarıda belirtilen suçlardan dolayı açılan davalara bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2.ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiş, 1.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164.maddesinde de 4389 sayılı yasanın, 5020 sayılı yasanın 26.maddesi ile değişik 24/4.maddesindeki düzenlemenin korunduğu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 8.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da HSYK. nun 29.12.2003 gün ve 610 sayılı, 15.1.2004 gün ve 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1 inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verildiği gözönünde bulundurularak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahil vekili ve sanık E.B.ve müdafii'nin temyiz dilekçesinde ve sanık E. B., müdafii'nin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.11.2006 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy