(2709 S. K. m. 90) (4926 S. K. m. 2, 5) (5237 S. K. m. 220) (1918 S. K. m. 53, 54)
Dava ve Karar: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun tanımlar başlıklı 2. maddesinin (c) fıkrası Teşekkül: Kaçakçılık ile iştigal etmek amacıyla iki veya daha fazla kimsenin önceden anlaşarak birleşmelerini ifade eder şeklinde tanımlamış olup, buna göre anılan yasanın 5/1-2 madde fıkralarında yaptırımı düzenlenen teşekkül halinde kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için eylemin iki veya daha fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesinin yeterli olduğunun öngörülmesine karşın, 4.2.2003 gün ve 25014 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4800 sayılı yasa ile Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanarak iç hukuk kuralı haline gelen Sınır Aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 2/a madde fıkrasında; Örgütlü suç grubu doğrudan veya dolaylı olarak mali veya diğer bir maddi çıkar elde etmek amacıyla belli bir süreden beri var olan ve bu sözleşmede belirtilen bir veya daha fazla ağır suç veya yasadışı eylemi gerçekleştirmek amacıyla birlikte hareket eden, üç veya daha fazla kişiden oluşan yapılanmış bir grup anlamına gelir kuralı düzenlenmiş ve 22.5.2004 gün ve 25469 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5170 sayılı yasa ile Anayasanın 90. maddesine eklenen cümlede Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır hükmü getirilmiştir.
Diğer taraftan 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun madde 220/1. maddesi Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir hükmü öngörülmüştür.
Sonuç: Belirtilen yasal düzenlemeler karşısında iki kişi olan sanıkların teşekkül halinde kaçakçılık suçunu işlemelerinin mümkün bulunmadığı anlaşıldığından sonucu itibari ile usul ve yasaya uygun bulunan zamanaşımı dolduğundan davanın ortadan kaldırılmasına ilişkin hükmün ONANMASINA, 10.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.
DEGİŞİK GEREKÇE
Suç münferit kaçakçılığına dönüştüğünden hükmün değişik gerekçe ile onanması gerektiği görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy