(2918 S. K. m. 61) (2802 S. K. m. 93) (5271 S. K. m. 309) (YCGK. 21.12.2004 T. 2004/7-189 E. 2004/225 K.)
Dava: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 61. maddesine aykırılıktan Yalova hakimi hakkında ayrı yer Trafik Tescil, Denetleme Şube Müdürlüğünün 20.09.2004 tarihli ve sayılı trafik ceza tutanağı ile uygulanan 41.200.000 Türk lirası idari para cezasına itirazın kabulüne dair Yalova Sulh Ceza Mahkemesinin 25.01.2005 tarihli 2005/4-9 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığının 17.04.2006 gün ve 16025 sayılı Kanun Yararına Bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2006 gün ve K.Y.B.2006081815 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.12.2004 gün ve 2004/7-189-225 sayılı kararıyla idari işlemin denetimi niteliğinde olan idari para cezasına itirazın ceza hakimince incelenmesinde, adli yargı mercilerinin yasayla görevlendirilmesinin yapılan işleme adli bir işlem niteliği vermeyeceği, sulh hakiminin denetiminin yalnızca idari işlemin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı ile sınırlı olup, idari bir işlemin denetiminin idari nitelikte olması sebebiyle, bu tür işlemin adli yargıya ilişkin olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma incelenmesine yasal olanak bulunmadığından bahisle, kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiş ise de, idari nitelikteki bir işlemin denetiminin idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiği yönündeki anılan Ceza Genel Kurul kararında vurgulanan görüşe katlamakla birlikte, mevcut bir kısım kanunlarımızda idari para cezalarına karşı Sulh Ceza karşısında, bu durum Kanun koyucu tarafından değiştirilmediği veya Anayasa Mahkemesince de iptal edilmediği sürece, Sulh Ceza Mahkemelerince idari para cezalarına karşı yapılan itirazlar üzerine verilen kararların denetim dışı bırakılmasının keyfiliğe ve uygulamada birliğin sağlanamamasına yol açacağı gibi, hakkında usulsün olarak veya kanuna aykırı şekilde idari para cezası uygulanan kişinin mağduriyetine de sebep olacağı düşüncesiyle, kanun yararına boama yönünden yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamına göre, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun kişisel suçlarla soruşturma ve kovuşturma kenar başlıklı 93. maddesinde Hakim ve Savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma, ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sorgu hakimine ve son soruşturma o yer ağır ceza mahkemesine aittir hükmüne yer verilmiş bulunduğu cihetle, sürücünün trafik kurallarına aykırı davrandığını gören görevli trafik zabıtasının eylemi tespite yönelik tutanak düzenleyebileceği ancak, sürücünün 2802 sayılı Kanun'a tabi kişilerden olması halinde, bu aşamadan sonra anılan Kanun'un 93. maddesine göre Cumhuriyet savcısınca yapılacak tahkikat sonucunda takipsizlik kararı verilebileceği veya son soruşturma yapılmak üzere o yer ağır ceza mahkemesine dava açılabileceği gözetilmeden, görevsizlik kararı verilerek dosyanın ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi cumhuriyet savcılığına gönderilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 2802 sayılı Yasanın 93. maddesindeki Hakim ve Savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma, ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısına ve son soruşturma o yer ağır ceza mahkemesine aittir. Adalet Bakanlığı merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarındaki hakim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma ve kovuşturma Ankara Cumhuriyet Başsavcısı ve Ağır Ceza Mahkemesine aittir hükmü karşısında trafik zabıtasının eylemi tespite yönelik tutanak düzenlenmesinden sonraki işlemlerin anılan yasa maddesi hükümleri çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir.
Bu nedenle;
Sonuç: Yargıtay, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine, dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Yalova Sulh Ceza Mahkemesinin 25.01.2005 gün ve 2005/4-9 D.iş sayılı kararının CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 22.11.2006 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy