(5326 S. K. m. 28, 38) (1608 S. K. m. 1) (5271 S. K. m. 309)
Belediye mevzuatına aykırı davranmaktan dolayı, (
)'in 111.405.000 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına ve işyerinin 3 gün süreyle sanat ve ticaretten men edilmesine dair, Z. Belediyesi Encümenince verilen 02.11.2004 tarihli ve 2004/700 sayılı karara yönelik itirazın, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren Kabahatler Kanununun 38.maddesinde, yetkili makamların açık ve yazılı izni olmaksızın meydan, cadde, sokak ve yayaların gelip geçtiği kaldırımları işgal eden veya buralarda mal satışa arz eden kişiye belediye zabıta görevlileri tarafından 50 Yeni Türk lirası idari para cezası verileceğinin belirtildiği ve bahsi geçen hükmün müteriz lehine olduğu gerekçesiyle kabulü ile, Encümen kararının iptaline, müterizin, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 38.maddesi gereğince 50 Yeni Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair Z. 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.09.2005 tarihli ve 2005/6-6 değişik iş sayılı karan aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 01.05.2006 gün ve 18468 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2006 gün ve KYB. 2006/95022 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkûr ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; müteriz hakkında uygulanan cezanın 5326 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce, 1608 sayılı Kanun'un 1.maddesi uyarınca verildiği ve 5326 sayılı Kanunu'nun 38/3. maddesinde de özel Kanunlardaki hükümlerin saklı olduğunun belirtildiği cihetle, 1608 sayılı Kanun'un 1. maddesinde, ilgili hakkında verilecek ticaret ve sanat icrasından men cezası öngörüldüğü halde, Belediye Encümenince, işyerinin kapatılması anlamına gelebilecek biçimde işyerinin 3 gün sanat ve ticaret icrasından men edilmesine karar verilmiş olunması karşısında, mahkemece Encümen kararma yönelik itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı gerekçeyle iptaline karar verilmesinde
Kabule göre de, Kabahatler Kanununun 28/8. maddesi uyarınca, mahkemece idari yaptırım kararının hukuka aykırı olduğu kanaatine varılması halinde idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, idarenin yerine geçilerek yeniden idari para cezası tayininde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Z. 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.09.2005 gün ve 2005/6-6 D. iş sayılı kararının CMK.'nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezanın çektirilmemesine; 29.01.2007 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy