(5326 S. K. m. 23, 27) (5271 S. K. m. 309) (2802 S. K. m. 93)
Dava: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na aykırılıktan hakkında Manisa İl Emniyet Müdürlüğü tarafından tanzim olunan 17.04.2005 tarihli tespit tutanağına istinaden adı geçen ilgili hakkında Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.11.2005 tarihli ve 2005/916-69-69 sayılı idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü ile tespit tutanağının ceza tutanağı hâline getirilmesine ilişkin, Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.12.2005 tarihli ve 2005/753 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığının 28.04.2006 gün ve 18170 sayılı Kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2006 gün ve K.Y.B.2006-90850 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu:
Mezkur ihbarnamede;
Hakimler ve Cumhuriyet Savcıları'nın işlemiş oldukları trafik suçlarıyla ilgili olarak, 2918 sayılı Kanun gereğince kolluk tarafından düzenlenen ve idari yaptırım gerektiren eylemlerin tespitine yönelik olarak tutulan tutanakların ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderilmesi halinde yapılacak işlemlerle ilgili olarak, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 93. maddesinde idari para cezalarının uygulama yöntemi hakkında herhangi bir düzenleme bulunmamakta ise de, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 23. maddesinde, Cumhuriyet Savcısı'nın kabahat dolayısıyla idari yaptırım kararı vermeye yetkili olduğunun belirtilmiş olması karşısında, Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına dair kararın Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca, başvuru yoluna tabi olması ve incelemenin de Sulh Ceza Mahkemesince yerine getirilmesi gerektiği gözetilmeden, Cumhuriyet Savcılığınca verilen kararın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar olarak nitelendirilip, itirazın Salihli Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca incelenmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinde Sulh Ceza Mahkemesi'nin itirazı inceleme yetkisi idari yaptırım kararlarına ilişkin olup, Cumhuriyet Savcısı'nın verdiği idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına dair karar takipsizlik kararı niteliğinde bulunduğu ve bu karara karşı yapılan itirazı inceleme görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu cihetle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir.
Ancak;
2802 sayılı Yasanın 93. maddesindeki Hakim ve Savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma, ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısına ve son soruşturma o yer ağır ceza mahkemesine aittir. Adalet Bakanlığı merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarındaki hakim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma ve kovuşturma Ankara Cumhuriyet Başsavcısı ve Ağır Ceza Mahkemesine aittir." hükmü karşısında Cumhuriyet Savcısı'nın idari yaptırım kararı veremeyeceği gözetilerek trafik zabıtasının eylemi tespite yönelik tutanak düzenlenmesinden sonraki işlemlerin anılan yasa maddesi hükümleri çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği açıklanan gerekçelerle yerinde görüldüğünden Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.12.2005 gün ve 2005/753 mut. sayılı kararının CMK. nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 12.03.2007 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy