(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 7)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Sanığın evinde çocuk bakıcılığı yapan S. ile onun akrabası olan N.'nin isteğe bağlı SSK primlerini yatırmak üzere onlardan aldığı parayı önce banka nezdinde bulunan SSK hesabına yatırdığına dair tahsilat makbuzu düzenleyip sonra yetkili personele tahsilat makbuzunu iptal ettirmek ve 26.05.2003 günlü 5017 nolu makbuzu tekrar yazdırıp sahte yetkili imzası atarak suretini adı geçenlere vermek şeklindeki eyleminin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturması karşısında;
5271 sayılı CMK.'nun 5560 sayılı yasa ile değişik 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında değişiklik yapan 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.'nun 7. maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahil vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına, 14.06.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy