(5271 S. K. m. 62, 170, 174, 309)
Dava: İştirak halinde 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanuna muhalefet suçundan şüpheliler Özgür Taşan ve Yasin Başer haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05.03.2007 tarihli ve 2007/36896 soruşturma, 2007/7994 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair, Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.03.2007 tarihli ve 2007/242 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2007 tarihli ve 2007/49 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 30.5.2007 gün ve 28442 sayılı Kanun Yararına Bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 5.7.2007 gün ve K.Y.B. 2007-119462 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanıkların tombala makinesi ile kumar oynattıkları şeklindeki hazırlık kayıtları, suçta kullanılan tombala makinesinin 1072 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebileceği şeklinde bilirkişi İsmail Hakkı Yörübulut tarafından hazırlanan rapor karşısında, söz konusu tombala makinesi üzerinde Emniyet Kumar Masası Mütehassısı ve Makine Mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetince incelettirilmesi zorunluluğundan bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de,
Suçun niteliğinin tespiti açısından suçta kullanılan Tombala Makinesin 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt Ve Benzeri Oyun Alet Ve Makinaları Hakkında Kanun kapsamında kalıp kalmadığı hususunda uzman bilirkişilerden rapor aldırılmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, somut olayda 1072 sayılı Kanuna aykırı olarak şüphelilerin tombala makinesi kumar oynattıklarından dolayı haklarında kamu davası açıldığı, soruşturma aşamasında delillerin toplanmış bulunduğu, bilirkişiden suçta kullanılan makine hakkında rapor aldırıldığı; uzman bilirkişilerden rapor aldırılması hususunun ise hakimin yargılama sonucunda vereceği karara yardımcı olması amacıyla, onun takdirinde yapılan delil değerlendirme işlemi olduğu, keza 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 62 ve devam maddelerinde de bu hususa işaret edilerek bilirkişilerden rapor aldırılması, hakim veya mahkemeye ait olup soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından da bu yetkilerin kullanılabileceğinin öngörüldüğü, kural olarak bilirkişi görüşünün alınmasının hakim tarafından yapılacağının belirtildiği, hangi olayda rapor alınmasına ihtiyaç duyulacağının hakim veya Cumhuriyet savcısınca farklı değerlendirilebileceği, somut olayda hazırlık aşamasında alınan bilirkişi raporunu yeterli bulmayan hakim tarafından yeniden bilirkişi raporu aldırılmasının gerekli olacağı dikkate alınmaksızın itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar ve Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.3.2007 gün ve 2007/49 D.İş sayılı kararının CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 06.02.2008 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy