(5395 S. K. m. 23, 25, 35) (5252 S. K. m. 12) (5237 S. K. m. 7, 31) (5320 S. K. m. 8)
Dava ve Karar: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3.fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulması,
2- 15.07.2005 gün ve 25876 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 25. maddesi gereğince duruşmalarda Cumhuriyet Savcısının bulunamayacağı hükmü gözetilmeden anılan tarihten sonraki iki duruşmaya Cumhuriyet Savcısının katılması,
3- 15.07.2005 gün ve 25876 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesinin uygulanması hususunda hükmün esasını teşkil eden kısa kararda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, sadece gerekçeli kararın gerekçe kısmında değinilip, hüküm kısmında bir karar verilmemesi,
4- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 12. maddesinin b fıkrası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olup, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7.maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre;
5- Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5377 Sayılı Yasayla değişmeden önceki 5237 sayılı TCK'nun 31/3. maddesi gereğince sanığın cezasından yarı oranında indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayini,
6- Adli para cezalarının ertelenemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın 6. fıkrası yönünden temyiz edenin sıfatına göre 5271 sayılı CMK'nun 307/4. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 07.07.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy