(5271 S. K. m. 2) (5411 S. K. m. 160, 162, 164, Geç. m. 1) (4389 S. K. m. 22, 24)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanığın vekaletname ile tayin ettiği, vekili Av. Adnan Aytürk ile duruşmalara katıldığı, kendisini vekil ile temsil ettiren sanığa ayrıca müdafii atanamayacağı gibi sanığın ve vekilinin mahkeme tarafından atanan müdafiden de haberlerinin olmadığı ve vekaletnamesi bulunan vekilin gelmediği duruşmada zorunlu müdafıinin yüzüne karşı kurulan mahkumiyet hükmünün sanığın vekili Av. Adnan Aytürk'e tebliğ edilmediği hususları nazara alınarak temyiz talebinin reddine dair 11.4.2007 günlü karar kaldırılarak yapılan incelemede;
1- CMK. nun 2. maddesindeki Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi, ifade eder ve 5411 sayılı yasanın 162. maddesindeki Bu kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması, Kurum ya da Fon tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır şeklindeki düzenlemeler karşısında soruşturmaya yetkili organın Cumhuriyet Başsavcılıkları olduğu ve sanığın kurumun idari tahkikatı sırasında ve Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet tarihinden önce bankanın zararını ödediği anlaşıldığından hükümden önce 01.11.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve 4389 sayılı Bankalar Kanununu yürürlükten kaldıran 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160/4. fıkrasına göre Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir hükmü dikkate alınarak indirimin bu madde kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- 26.12.2003 gün ve 25328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/4. madde ve fıkrasını değiştiren 5020 sayılı yasanın 26. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendindeki 22. maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar, ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer Ağır Ceza Mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir. Hükmü ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile yukarıda belirtilen suçlardan dolayı açılan davalara bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2. Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu belirtilmiş, 1.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164. maddesinde de 4389 sayılı yasanın, 5020 sayılı yasanın 26. maddesi ile değişik 24/4. maddesindeki düzenlemenin korunduğu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 8.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da HSYK.nun 29.12.2003 gün ve 610 sayılı, 15.1.2004 gün ve 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1 inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verildiği göz önünde bulundurularak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.01.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy