(1072 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 50, 62) (5275 S. K. m. 109) (Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük m. 51)
1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanuna aykırılıktan sanık Bekir Yılmaz'ın, anılan Kanunun 2/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 6.000.00 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca adli para cezasının hükmün kesinleşme tarihinden itibaren 24 eşit taksit halinde ödenmesine, taksitlerinden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının bir kerede tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine dair, Ordu 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 23.02.2007 gün ve 2006/373 esas, 2007/36 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığının 22.06.2007 gün ve 33183 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 23.07.2007 gün ve K.Y.B.2007-143325 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre,
1- Sanığın yapılan yargılaması sonunda mahkeme tarafından verilen, kısa süreli hapis cezası niteliğinde olan 10 ay hapis cezasının seçenekli yaptırımları düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca anılan maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan adli para cezasına çevrildiği, 5237 sayılı Kanun'un 50/6. maddesinde yer alan Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek yaptırımının gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz. hükmü göz ardı edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 109. maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulunun 20.03.2006 tarihli ve 2006/10218 sayılı kararı ile çıkarılan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 51. maddesinde kısa süreli hapis cezası yerine hükmedilen adli para cezasının infazının ne şekilde yerine getirileceğinin gösterildiği, anılan maddenin 1.fıkrasının (b) bendinde yer alan Kesinleşen adli para cezasını içeren ilam, Cumhuriyet başsavcılığına verilir. Cumhuriyet Savcısı hapis cezasından çevrilen adli para cezasının otuz gün içinde ödenmesi için hükümlüye bir ödeme emri tebliğ eder şeklindeki düzenleme ile aynı fıkranın (d) bendinde yer alan Hükümde adli para cezası takside bağlanmış ise kararda belirtilen süreye göre infaz edilir. Otuz gün içinde ilk taksidin ödenmemiş olması halinde, durum mahkemeye bildirilir, kararda yer alamamış olsa bile Cumhuriyet Savcısı'nın talebi üzerine hükmü veren mahkemece kısa süreli hapis cezasının tamamen infazına, sonraki bir taksitin ödenmemiş olması halinde ise kısmen infazına karar verilir ve bu karar derhal infaz edilir şeklindeki düzenlemeye göre, sanığın adli para cezasını, kendisine tebliğ tarihinden itibaren ödemesi gerekirken, kesinleşme tarihinden itibaren takside bağlanması şeklinde sanık aleyhine ve Cumhuriyet Savcısının yetkisini kısıtlar şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Ordu 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 23.02.2007 gün ve 2006/373 Esas - 2007/36 Karar sayılı kararının CMK.nun 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, 06.02.2008 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy