(5395 S. K. m. 23, 25)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: 1- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 25. maddesi uyarınca duruşmalarda Cumhuriyet Savcısının bulunamayacağı gözetilmeden, yargılamanın Cumhuriyet Savcısının katılımıyla sürdürülerek hüküm kurulması,
2- Açıklanmakla hükmün esasını oluşturan kısa kararda yer almadığı halde, gerekçeli kararın delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi bölümünde 5395 sayılı yasanın 23. maddesi uyarınca sanık devlete tazminat ödeyecek durumunun olmadığını beyan ettiğinden ve mahkememizce hükmün ertelenmesi yönünde 5395 sayılı yasanın 23. maddesindeki kanı oluşmadığından sanığın cezalandırılmasına ilişkin hüküm kurulmuştur gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilerek hükmün karıştırılması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 21.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy