(4389 S. K. m. 22) (5411 S. K. m. 160) (765 S. K. m. 219) (5320 S. K. m. 8)
Dava ve Karar: Yerel mahkemece verilen hükmün temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan ...suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse.... şeklindeki nitelikli zimmet suçunun belirlenmesinde kullanılan kriterlere uygun olarak sanığın 01.11.2005 tarihinden önceki tediye fişlerini düzenleyerek rastgele imza atmak şeklindeki fiilleri daire içi rutin kontrolle ortaya çıkarılabilecek nitelikte basit zimmet olarak kabul edilebilir ise de, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160/2. maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında suçun, zimmetin açığa çıkmasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi kriteri kabul edilerek, bankayı aldatıcılık unsuru kaldırıldığı cihetle, dosya kapsamından sanığın mudilerin hesaplarından talimat ve bilgileri olmaksızın tediye fişleri düzenleyip ve bu fişlere aldatıcılık niteliği olmayan imzalar atmak suretiyle müsnet suçu işlediği, bu durumda 5411 sayılı yasaya göre nitelikli zimmet, 4389 sayılı yasaya göre adiyen zimmet suçunu oluşturacağı gibi ödemede söz konusu olmadığına göre 4389 sayılı yasa da adiyen zimmet suçunu düzenleyen 22/3. maddesinde para cezası öngörülmemiş olması karşısında 4389 sayılı yasanın sanık lehine olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- Sanığın lehine olduğu kabul edilen 5411 sayılı yasanın 160/1. maddesinde düzenlenen adli para cezasına karar verilmemesi,
2- 765 sayılı TCK. nun 219/son maddesinin bankacılık yasasına uygulanmayacağının gözetilmemesi,
3- Sanık hakkında kurulan hükmün 5411 sayılı yasanın 160/1. maddesi uyarınca katılan kurum zararının tazminine ilişkin bölümünde, 219.448.05 YTL yerine, 219.448.057 YTL'nin sanığa ödettirilmesine karar verilmesi,
4- Tazminine karar verilen banka zarar miktarı üzerinden katılan lehine nisbi vekalet ücretine ve hazine lehine nisbi harca hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.11.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy