(4926 S. K. m. 2, 5) (2709 S. K. m. 90) (5237 S. K. m. 220) (1412 S. K. m. 321) (5320 S. K. m. 8) (765 S. K. m. 102, 104) (Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi m. 2)
Dava: 4926 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar Zeynel Abidin A. ve Mahmut A. haklarında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüklerine ve müsadereye dair İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.3.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan idare vekili tarafından süresinde ve sanıklar müdafii tarafından süresinde ve duruşmalı inceleme isteğinde de bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının red ve bozma isteyen 3.2.2007 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Hükmü temyiz eden katılan idare vekili hakim tarafından görülerek havale edilen ve yetkili merciin olurunu içeren 09.06.2006 günlü dilekçe ile temyiz isteğinden vazgeçtiğinden bu yönden inceleme yapılmasına yer olmadığına,
II- Sanıklar müdafiinin temyizine göre ve hükmolunan cezanın niteliği itibariyle duruşma isteğinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun tanımlar başlıklı 2. maddesinin (c) fıkrası Teşekkül: Kaçakçılık ile iştigal etmek amacıyla iki veya daha fazla kimsenin önceden anlaşarak birleşmelerini ifade eder şeklinde tanımlamış olup, buna göre anılan yasanın 5/1-2 madde fıkralarında yaptırımı düzenlenen teşekkül halinde kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için eylemin iki veya daha fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesinin yeterli olduğunun öngörülmesine karşın, 4.2.2003 gün ve 25014 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4800 sayılı yasa ile Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanarak iç hukuk kuralı haline gelen sınır aşan örgütlü suçlara karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 2/a madde fıkrasında; Örgütlü suç grubu doğrudan veya dolaylı olarak mali veya diğer bir maddi çıkar elde etmek amacıyla belli bir süreden beri var olan ve bu sözleşmede belirtilen bir veya daha fazla ağır suç veya yasadışı eylemi gerçekleştirmek amacıyla birlikte hareket eden, üç veya daha fazla kişiden oluşan yapılanmış bir grup anlamına gelir kuralı düzenlenmiş ve 22.5.2004 gün ve 25469 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5170 sayılı yasa ile Anayasanın 90. maddesine eklenen cümlede Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır hükmü getirilmiştir.
Diğer taraftan 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun madde 220/1. maddesi Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir hükmü öngörülmüştür.
Belirtilen yasal düzenlemeler karşısında iki kişi olan sanıkların teşekkül halinde kaçakçılık suçunu işlemelerinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, ancak suç tarihi olan 03.03.1998 günü itibariyle temyiz inceleme gününde 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresi gerçekleşmiş bulunduğundan anılan maddeler uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davasının ortadan Kaldırılmasına, geçici muafiyet kapsamında yurda sokulduğu anlaşılan dava konusu 34 ... ..., 34 ... ..., 34 ... ... geçici plakalı araçların gümrük mevzuatı dairesinde işlemleri gümrük idaresince yapıldıktan sonra sahiplerine iadesine, 29.03.2007 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
5237 sayılı yasanın 5. maddesinde "bu kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır" denmiş ve uygulaması önce 5252 sayılı yasanın geçici 1. maddesi ile 31.12.2006, bilahare 5560 sayılı yasanın 16. maddesiyle 31.12.2008 tarihine ertelenmiştir.
Görüleceği üzere 5237 sayılı yasanın genel hükümlerinin özel kanunlara uygulanabileceğini belirttiği halde özel hükümlerle ilgili bir düzenleme getirmemiştir. Dolayısıyla 4926 sayılı kaçakçılık kanununun 2. maddesinin c bendinde belirtildiği üzere teşekkül kaçakçılık ile iştigal etmek amacıyla iki veya daha fazla kimsenin önceden anlaşarak birleşmeleri olarak tarif edilmemiştir. 4926 sayılı yasada teşekkül tarifinde en az iki kişiden bahsedildiğinden 5237 sayılı yasanın özel hükümler bölümünde yer alan 220. maddesinde örgüt varlığı için en az üç kişi öngören hükmü uygulanmaz.
Bu nedenle sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy