(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 7)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 5271 s. CMK'nun 34/2. maddesi uyarınca kararlarda, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerinin belirtilmesi gerekmekte olup; 23.05.2006 tarihli kararda başvuru şekillerinin gösterilmediği ve sanığa yapılan gerekçeli karar tebliğine ait tebligat parçasında anılan hususta meşruhatın bulunmadığı anlaşıldığından temyizin süresinde yapıldığı kabul edilerek temyiz isteğinin reddine dair karar kaldırılarak yapılan incelemede;
5271 s. CMK'nun 5560 s. kanun ile değişik 231.maddesinin 5 ve 14.fıkralarında değişiklik yapan 5728 s. Kanunun 562. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 s. TCK.nun 7.maddesi gözetilerek, kanuni koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ilişkin bulunması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 s. kanunun 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 s. CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bozulmasına, 25.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy