(5846 S. K. m. 81) (5271 S. K. m. 62, 170, 174, 253, 309)
Dava: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırılıktan şüpheliler S., Y., A., M., N., O., O., Ö. ve R. haklarındaki soruşturma evresi sonucunda Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.02.2007 tarihli ve 2007/1077-517-241 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair, Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2007 tarihli ve 2007/125 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 05/03/2007 tarihli ve 2007/111 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 19.04.2007 gün ve 20754 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2007 gün ve KYB. 2007-85432 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkur ihbarnamede;
1- Suça konu eylemin şikayete tabi olduğu, eser sahiplerinin belirlenmediğinden şikayetlerinin olup olmadığının sorulmadığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
İddianamede sevk maddesi olarak belirtilen 5846 sayılı Kanunun 81/9.f.1.b maddesindeki suçun şikayete tabi olmayıp re'sen takibi gereken suçlardan olduğu,
2- Ele geçen CD'lerin bilirkişi incelemesi yapılmadığından 5846 sayılı Kanun kapsamında eserlerden olup olmadığının tespitinin yapılmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de,
Somut olayda CD'lerin bandrolsüz olduğunun bilirkişi incelemesi yapılmadan anlaşılacak şekilde açık olduğu gibi, soruşturma aşamasında delillerin toplanmış bulunduğu, uzman bilirkişilerden rapor aldırılması hususunun ise hakimin yargılama sonucunda vereceği karara yardımcı olması amacıyla, onun takdirinde yapılan delil toplama işlemi olduğu, keza 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 62 ve devam maddelerinde de bu hususa işaret edilerek bilirkişilerden rapor aldırılması, hakim veya mahkemeye ait olup soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından da bu yetkilerin kullanılabileceğinin öngörüldüğü, kural olarak bilirkişi görüşünün alınmasının hakim tarafından yapılacağının belirtildiği, hangi olayda rapor alınmasına ihtiyaç duyulacağının hakim veya Cumhuriyet savcısınca farklı değerlendirilebileceği, söz konusu olayda hakim tarafından bilirkişi raporu aldırılmasının gerekli olacağı,
Gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar ve Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2007 gün ve 2007/111 Müt. sayılı kararının CMK. nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 13.05.2009 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy