(765 S. K. m. 102, 104) (4926 S. K. m. 3, 4, 5) (5607 S. K. m. 3, 4) (1918 S. K. m. 27)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanıkların yönetim kurulu üyesi oldukları A... Holding A.Ş. adına tescilli Ekim-Aralık 1998 tarihleri arasında 10 adet gümrük çıkış beyannamesi kapsamında gerçekleştirildiği öne sürülen ihracatların gerçekte yapılmadığı, döviz alım belgelerinin gerçek bir para hareketine dayanmadığı fiktif işlemlerle oluşturulduğu böylece sanıklar hakkında teşekkül oluşturmak suretiyle kaçakçılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu dava açılmış olup açılan davanın niteliğine göre sübutu halinde eylemin 765 Sayılı TCK'nun 102/3. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve karar tarihi itibarı ile yürürlükte olan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3. (ı) 2 ve 4 (ı)-2, 5/1 maddelerinde yaptırım ve müeyyide altına alındığı, yine hüküm tarihinden sonra 31.3.2007 tarihinde yürürlüğe giren, 5607 Sayılı yasanın 3/14 ve 4/1. maddelerinde ifadesini bulan suça temas ettiği ve bu suçun yaptırımının da 3 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörüldüğüne nazaran, belirtilen eylemi için suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 Sayılı Kanunun 27/1-3 maddesinde, 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 19.7.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 Sayılı yasanın 5/1. maddesinde de 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza öngörüldüğü göz önüne alındığında, 4926 Sayılı Yasada belirtilen ceza miktarının sanıklar lehine olduğu cihetle, olayda dava zamanaşımının da 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu gözetilip sanıkların hepsinin savunmaları tespit edilip anılan maddelerde belirtilen şekilde haksız menfaat temin edip etmedikleri de araştırılıp tüm kanıtlar toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy