(5607 S. K. m. 3, 4) (1918 S. K. m. 27) (4926 S. K. m. 5) (765 S. K. m. 102, 104)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: I) Müdahil idare vekilinin sanıklar, S. D., M. İ. Ö., N. K. Ç. ve E. T. hakkındaki temyizine nazaran yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında teşekkül oluşturmak suretiyle kaçakçılık suçundan kamu davası açılmış olup, suçun sübutu halinde eylemlerinin 5607 sayılı Yasanın 3/2 ve 4/1 maddelerinde belirtilen suçu oluşturacağı ve yaptırımının üç yıldan onbeş yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörüldüğü, belirtilen eylemler için suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasanın 27/1-3 maddesinde 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasanın 5/1 maddesinde de 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza gerektirdiği göz önüne alındığında, 4926 sayılı Yasada belirtilen ceza miktarının sanıklar lehine olduğu ve dava zamanaşımının da 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 104/2 maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu ve karar tarihinde bu sürelerinde dolmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına, ancak zamanaşımını kesen en son işlem olan sanıklar S. D., M. İ. Ö., N. K. Ç. ve E. T.'in savunmasının alındığı 25.02.2000 tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde sanıklar yararına hükümler içeren 765 sayılı TCK'nın 102/3 maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi tamamlanmış bulunduğundan adı geçen sanıklar hakkında açılmış bulunan kamu davasının anılan madde uyarınca zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına,
II) Müdahil idare vekilinin diğer sanıklar A. A. B., N. B., C. K., Ö. K., M. A. Ü. ve T. G. hakkındaki temyizine gelince;
Sanıklar hakkında teşekkül oluşturmak suretiyle kaçakçılık suçundan kamu davası açıldığı cihetle, suçun sübutu halinde eylemlerinin 5607 sayılı Yasanın 3/2 ve 4/1 maddelerinde belirtilen suçu oluşturacağı ve yaptırımının üç yıldan onbeş yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörüldüğü, belirtilen eylemler için suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasanın 27/1-3 maddesinde 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasanın 5/1 maddesinde de 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza gerektirdiği göz önüne alındığında, 4926 sayılı Yasada belirtilen ceza miktarının sanıklar lehine olduğu ve dava zamanaşımının da 765 sayılı TCK. nun 102/3 ve 104/2 maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu ve karar tarihinde bu sürelerinde dolmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, istem gibi bozulmasına, 28.03.2011 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy