(4389 S. K. m. 22) (5411 S. K. m. 160) (5271 S. K. m. 105)
Dava: Zimmet suçundan sanık A.A.B. hakkında bozma üzerine yapılan duruşma sonunda, hükümlülüğüne dair İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 12.12.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca tetkiki sanık ve müdafiileri, katılanlar BDDK ve TMSF vekilleri tarafından süresinde istenilerek, sanık müdafii yönünden duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 07.05.2008 günlü tebliğnamesiyle daireye verilmekle, sanık hakkında tayin edilen cezanın miktar ve niteliği itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verildikten Yargıtay Cumhuriyet Savcısının düşüncesi alındıktan ve sanık müdafiileri Av. Ö.K., Av. A.C.K., Av. İ.B., Av. S.D., Av. Y.A.D. savunmalarını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunup Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İncelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıda gösterilen sebepler dışında bir isabetsizlik bulunmamış olduğundan sanığın, katılan BDDK. ve TMSF vekillerinin temyiz dilekçesinde ve sanık müdafilerinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü sübuta, vesair hususlara değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Banka zararının hesaplanmasında senetlerin keşide edildiği 25.10.1999 ve 16.11.1999 tarihlerinde geçerli T.C. Merkez Bankası Efektif satış kuru yerine döviz satış kuru esas alınması ve adli para cezasının da buna göre tayini,
2-) 4389 sayılı Bankalar Yasası'nın 22/3. maddesinde bankaya ilişkin para veya diğer varlıkların zimmete geçirilmesi halinde verilecek cezadan başka meydana gelen zararın ödenmemesi halinde mahkemece resen ödettirilmesine hükmolunacağı, zararın kovuşturma yapılmadan önce ve hükümden önce tamamıyla ödenmiş olması halinde cezaların indirileceği aynı maddenin 4. fıkrasında meydana gelen zararın Hazine alacağı olarak müteselsilen ödenmesine karar verileceği, 5411 sayılı Bankacılık Yasası'nın 160/5. maddesinde de Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya sair malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın yarısının indirileceği, bu durumun hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte birinin indirileceği, aynı maddenin 4. fıkrasında Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya sair malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisinin indirileceği düzenlenmiştir.
Belirtilen bu düzenlemelere göre meydana gelen zararın tamamen tazmin edilmesi veya zimmete geçirilen bankaya ilişkin para veya diğer varlıkların aynen iade edilmesi halinde hükmolunacak cezalardan indirime gidilecek olup, aksi takdirde indirim yapılamayacağı gibi zararın resen ödettirilmesine de karar verilecektir.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ile protokolün 1. 2. maddesinde açık unvanları ve adresleri yazılı borçlular ve müşterek borçlu müteselsil kefiller arasında protokolde yazılı olan koşullar çerçevesinde isim/unvanları belirtilen gerçek ve tüzel kişilerden olan protokol konusu olan alacakların tahsil ve tasfiyesi hususunda varılan 3.9.2007 günlü anlaşmaya göre anlaşmaya varılan alacaklar hakkında Tekmar Ltd. Gibralter firmasının adına da yer verilmiştir. Ancak, sanık vekilleri anılan firmanın borcu sebebiyle anlaşmaya ihtirazi kayıt koymuşlardır.
Protokolün 2. maddesinde protokolün konusu ve amacı, 6/1. maddesinde borçların ödenmesi, 6/2. maddesinde fonun mahsup yetkisi, 18. maddesinde de protokolün yürürlüğe girmesi hususları düzenlenmiştir. 18. maddedeki düzenlemeye göre bu protokol, yürürlüğe girmese bile protokolün 4. maddesindeki Borcun tespitine ait genel hükümler ve 5. maddesindeki borcun tespiti ve kabulü, 6. maddesindeki borçların ödenmesi ile ilgili maddelerinde belirtilen tutarlar hususunda kayıtsız ve şartsız borç ikrarını havi bir senet olduğu kabul ve taahhüt edilmiştir.
B. Grubu ile TMSF. arasında 12.6.2006 gününde yapılan protokolün grup tarafından gerekli edimlerin yerine getirilmemiş olması sebebiyle yürürlüğe girmediği de gözetildiğinde, 3.9.2007 günlü B. Grubu'nun fona olan borçlarının tasfiyesine ait ileriye yönelik taahhütler niteliği taşıyan protokolün, içeriği ve şartları, nakit olarak anlaşmada belirtilen miktar itibarıyla yargılama konusu edilen zimmet suçu bakımından zimmete geçirilen bankaya ilişkin paraların aynen iade edilmesi veya bankanın uğradığı zararın tamamen tazmini mahiyetinde kabul edilemeyeceği düşünülmeden anılan protokol ile zararın tamamen tazmin ve iade olunduğu kabul edilerek 5411 sayılı Bankacılık Yasası'nın 160/5. maddesinin uygulanması sonucu cezadan 1/3 oranında indirim yapılarak eksik ceza tayini ve meydana gelen zararın ödettirilmesine karar verilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan TMSF ve BDDK. vekillerinin temyiz itirazları ve sanığın temyiz dilekçesinde ve sanık müdafilerinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istek gibi BOZULMASINA, sanık hakkında tayin edilen cezanın nev'i ve miktarı ve sanığın bu suçtan tutuklu bulunduğu süre dikkate alınarak sanık müdafilerinin tahliye taleplerinin 5271 sayılı CMK'nun 105. maddesi gereğince reddine, teşdiden ceza verilmesi sırasında hakkaniyet oranında artırım yapılması yerine azami oranda artırım yapılması kanuna aykırı olduğu ve bu yönüyle de bozma yapılması yolundaki O.K.'ın değişik görüşü dışında 23.07.2008 günü oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY
Sanık, bankanın mal varlığının tamamını zimmetine geçirseydi sanığı verilebilecek azami ceza 20 sene hapis olacaktı. Dolayısıyla on milyon dolar miktarın zimmete geçirilmesi halinde hak ve nesafet oranında bir teşdit artırımı yapılması yerine kanunda belirtilen azami oranda ceza tayini usul ve kanuna uygun olmadığından bu yönden de bir bozma sebebi yapılması gerektiği düşüncesindeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy