(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 7)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanığın yüzüne karşı verilen kararda, temyiz süresinin hükmün açıklanması tarihinden itibaren başlayacağının gösterilmemesi nedeniyle yasa yoluna başvurmada yanıltılan sanığın temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek, 8.8.2007/4-31 sayılı temyiz isteğinin reddine ilişkin karar kaldırılarak yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nun 5560 sayılı Yasa ile değişik 231. maddesinin 5 ve 14.fıkralarında değişiklik yapan 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.03.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy