(5237 S. K. m. 7) (7201 S. K. m. 35) (5728 S. K. m. 71)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanık hakkında verilen 1.6.2006 günlü mahkeme kararının Tebligat Yasasının 35. maddesine göre yapılan tebligatı, daha önce bu adrese herhangi bir tebligat yapılmadığından geçersiz olduğu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmemesi karşısında yapılan uyarlama ve sonradan verilen bütün kararlar yok hükmünde olduğundan 30.1.2008 günlü dilekçe temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu, kararın kesinleşmiş olduğuna dair üye O. K.'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla kabul edilerek yapılan incelemede,
5728 s. kanun ile 5846 s. yasada yapılan değişiklikler ve aynı kanunun 562. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 s. TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, kanuni koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ilişkin bulunması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 05.04.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Mahkemeye bildirdiği adresi değiştiren sanık yeni adresi mahkemeye bildirmemiş, tebligat memuru da sanığın gösterilen adreste tanınmaması sebebiyle yeni adresi tesbit edemediğinden Tebligat Yasası 35/son maddeye göre yapılan tebligat doğru olup temyiz talebinin reddi gerektiği düşüncesindeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy