(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 7)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Yasanın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasının olanaklı hale gelmesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile bir cümle eklenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.'nın 7. maddesi gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanarak sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 23.03.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5271 sayılı yasanın 5560 sayılı yasa ile değişik 231. maddesinin 5. fıkrasında değişiklik yapan 5728 sayılı yasanın 562. maddesi ile iki yıldan aşağı cezalar içinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması imkanı sağlanmış ise de;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ancak 231. maddenin 6. fıkrasındaki hükümleri çerçevesinde yapılabilir. 6. fıkranın a fıkrasındaki husus olayımızda gerçekleşmemiştir. Zira sanığın bu haktan yararlanması için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum olmaması gerekir. Sanığın adli sicilden silinme koşulları oluşmayan sabıkası bulunduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hakkından yararlanamaz.
İzah edilen nedenlerle çoğunluğun kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy